İlk kez Türk dermatolog olan Prof. Dr. Hulusi Behçet tarafından tanımlanmıştır. Behçet hastalığı tekrarlayan oral (ağız) ülserleri (yaraları), genital ülserler, hipopiyonlu üveit (iltihaplı göz hastalığı) ile üçlü belirti olarak tanımlanmıştır. Bunlara ek olarak bazı deri, damar, kardiyopulmoner, nörolojik bulgular, eklem tutulumu, sindirim sistemi tutulumu belirtileri de eşlik eder. Hastalık bazen etkisini göstermeyen evre ile veya alevlenmelerle seyreden devamlı iltihaplanmalı bir hastalıktır. Hastalığın en çok görüldüğü ülke Türkiye olmakla beraber en sık 20-35 yaş arası erkek popülasyonda görülmektedir.

Behçet hastalığı hem kalpten pompalanan kanı taşıyan damar sisteminde(arterler) hem de kalbe kanı geri götüren sistemde (venler) çok değişik çapta ve yerleşimde damar tutulumu gösterir. Erkeklerde daha sık görülen göz tutulumu doğru tedavi edilmediği sürece körlüğe kadar gidebilir. Nörolojik olarak görev gören dokulardaki tutulum sakatlıklara hatta felce kadar ilerleyebilir. Alt ekstremitelerde ise damar boşluklarında oluşan enflamasyondan dolayı uygun tedavi edilmelidir. Cilt bulguları hastaların %80’ine eşlik etmektedir.

Hastaların %50-60’ında özellikle ayak bileği, diz, dirsek el bileği gibi büyük eklemleri tutan artritlere neden olmaktadır. Artrit birkaç haftada kendiliğinden geçebilir ve deformite bırakmayabilir.

Behçet Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Behçet hastalığına genetik eğilimi olan bireyde uygun çevresel faktörlerin etkisiyle bağışıklık sistemi etkilenir. Ancak virüs ve bakterilerin etkisiyle bağışıklık sisteminde bozukluğa bağlı olarak iltihaplı bölgede hücrelerin birikmesi sonucu hastalık tetiklenir. Bu esnada endotel tabaka (damarların iç yüzeyini saran tabaka) harabiyeti olur.

Behçet hastalığının tanısı: Tanıda deriye iğne batırılarak uygulanan hastalığa spesifik paterji testi uygulanır.

Behçet Hastalığının Tedavisi

Behçet hastalığı sürekli etkisini gösteriyor olmasına rağmen iltihaplı alanlarının erken ve etkili tedavisi ve tekrarlanmasının önlenmesi ile hastalık süresi daha iyi bir şekilde devam eder. Tedavi yöntemi ilerleyiş ve hastalık ciddiyetine göre ayarlanmalıdır. Hastanın temel sorunları saptanmalı ve hastalık multidisipliner yaklaşım ile değerlendirilmeli ve temel soruna yönelik tedavi programı hazırlanmalıdır. Tedavi, tutulan organa ve tutulum şiddetine göre belirlenmelidir.

Başlıca ağız ve genital alanlardaki yaralar yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bulgulardır. Pastiller ve gargaralar ağız yaraları için oldukça etkilidirler. Ayrıca Azotioprin, infliksimob isimli ilaçlar Behçet hastalığının daha ciddi sistemik bulgularını baskılamakta etkilidir.

Uygun programın hazırlanması bu süreçte hataya düşmemek açısından çok önemlidir. Bunun için deneyimli hekim ve fizyoterapistler ile program hazırlanmalıdır. Bu dönemde fonksiyonel performans her gün başına %5 azalmaktadır. Performansın kazanılması ise daha yavaştır.  Bu nedenle olabildiği ölçüde hareket halinde olmaya ve günlük yaşam aktivitelerine dikkat edilmelidir. Burada rehabilitasyonun amacı korkuyu yenmek, yorgunluğu azaltmak, iltihaplanmayı azaltmak ve dolayısıyla da ağrıyı azaltmak ve fonksiyonelliği arttırmaktır.

Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki konuşma butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir
WhatsApp chat