Spinal Kord (Omurilik) Yaralanması

Spinal kord yaralanmaları doğuştan veya sonradan trafik kazaları, ani düşme, boyun ve gövdenin zorlanarak gerilmesi, omurların kırık ve çıkıkları veya kurşun yaralanmaları gibi travmatik ya da kanser, dar kanal gibi travmatik olmayan nedenlerle görülmektedir.

Travmatik spinal kord yaralanmaları kısmi veya tam kesi olabilir. Tam kesi ve üst seviye yaralanmalarına oranla kısmi yaralanmalarda hastanın tedaviye vereceği yanıt daha iyidir. Spinal kord yaralanmasını takiben motor, duyu ve sinir sistemi bozulur ve bu durum birçok ikincil problemin oluşmasına yol açar.

Spinal kord yaralanmasında ortalama olarak 30’lu yaşlar sık karşılaşılan yaralanma yaşıdır. Cinsiyet yönünden ise özellikle genç erkekler kadınlara göre daha yüksek yaralanma riskine sahiptir. Bunun nedeni genç erkeklerin kadınlara göre daha tehlikeli iş ve faaliyetlerde bulunması ile ilişkilidir.

Spinal kord yaralanması şiddetine bağlı olarak, bir kişinin hayatında dramatik değişikliklere yol açan bir durumdur. Hayatlarını bağımsız ve aktif olarak sürdürebilen insanlar bir anda duyu ve aktif vücut fonksiyonlarını kaybederek felç olur ve sonrasında en temel ihtiyaçları için bile başkalarına bağımlı hale gelir.

Spinal kord yaralanması olan bireylerin yaralanma sonrasında tatminkâr ve üretken bir yaşam sürmeleri için, gerekli becerilerin gelişimini arttırarak onlara yardımcı olmak üzere, problem çözmeye yönelik özel rehabilitasyon programlarının uygulanması gerekir.

Spinal Kord Yaralanmasında Oluşabilecek Yan Etkiler

 Kalp ve akciğer problemleri, idrar ve üreme problemleri, mide-bağırsak problemleri, nörolojik problemler, iskelet problemleri, eklem hareket açıklığı problemleri, bası yaraları, ağrı, bilişsel ve davranışsal bozukluklar, psikolojik bozukluklar.

Omurilik Felci (Spial Kord) Sonrası Fizik Tedavi

Spinal kord yaralanmalarında ilk hedef hastanın hayati açıdan gerekli tıbbi bakımının yapılması, birincil bozukluğun düzeltilmesi, hastanede kalış süresinin azaltılması, ikincil oluşabilecek problemlerin önlenmesi, fonksiyonel yetersizliklerin tedavi edilmesi ve hastanın sosyal bütünleşme ve uyumunun sağlanmasıdır. Fizyoterapi programı öncesi hastanın motor ve duyu kaybının fonksiyonel seviyesi belirlenmeli ve daha sonra rehabilitasyon programına geçilmelidir.

Erken Dönem Fizik Tedavide Amaç: Normal eklem hareketinin devam ettirilmesi, eklem kısıtlılığının ve bozukluklarının önlenmesi, kas ve solunum fonksiyonlarının geliştirilmesi, bası yaralarının önlenmesi, hastaların ayakta duruş pozisyonuna alıştırılarak toleranslarının artırılması.

Erken dönemde her gün kollara ve bacaklara normal eklem hareketleri uygulanmalıdır. Bu dönemde pozisyon, pasif eklem hareketleri, solunum egzersizleri, yatak içi dönme, oturma aktiviteleri, karın ve sırt kaslarına egzersizler, fonksiyonel kaslara kuvvetlendirme egzersizleri, masaj ve germe egzersizleri genel fizyoterapi uygulamalarıdır. Yumuşak dokuda kemikleşme, omurda kırık ve bel fıtığı varsa germe yapılmamalıdır.

İleri Dönem Fizik Tedavide Amaç: Spinal kord hastaları, tıbbi durumu stabil olduktan sonra hastaneden rehabilitasyon merkezine transfer edilirler. Bu faz süresince hastanın potansiyel fonksiyonel düzeyinin en üst seviyeye çıkarmak hedeflenir. Pasif eklem hareketini artırmak veya korumak, akciğer kapasitesini artırmak, tekerlekli sandalye veya yataktan ayağa kalkışı eğitmek ve bu pozisyondaki toleransı artırmak, kendi başına veya yardımla transferlerin eğitimi, bağımsız veya yardımla yatak aktivitelerinin eğitimi, bağımsız tekerlekli sandalye kullanımı eğitimi, bağımsız motorlu araç kullanımı eğitimi, ev-okul-işe dönüşü hızlandırma, bağımsız ev egzersiz programının eğitimi, hasta ve ailenin eğitimi geç dönemdeki amaçlardır.

“Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki çevrim içi sohbet butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.”

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

WhatsApp chat