ATAKSİ

ATAKSİ

Yunanca kelime anlamı düzensiz demek olan ataksi, hareketlerdeki koordinasyon kaybı ve yetersiz gövde kontrolü ile beraber kendini gösteren hareket bozukluğudur. Kas kuvvet kaybı olmaksızın meydana gelen denge ve yürüme bozukluğudur.

Denge ise vücudumuzun yer çekimi merkezinin değişikliğine karşı gösterdiği gövde ve postür kontrolüdür.

Eğer ki etkilenim sadece gövdedeyse gövde ataksisi ismini alırken ekstremiteleri (kolları ve bacakları) etkilediyse ekstremite ataksisi ismini alır.

1.Duyusal Ataksi: Vücutta pozisyon duyusunda ve reflekslerde kayıplar görülür. Gövde ataksisi ile beraber sadece alt ekstremiteleri etkileyen bir ataksi mevcuttur. Abartılı ve aniden diz kırarak ve yere sertçe basarak yürürlerken, bacaklarını gözleri ile takip etmek isteği ihtiyacı duyarlar.

2.Vestibüler Ataksi: En önemli özelliği gövde ataksisi görülmesidir. Kesinlikle ekstremite ataksisi görülmez. Bu kişiler dengelerini sağlamak amacıyla otururken veya yürürken göz hareketlerini azaltırlar. Geniş adımlı yürürler ve bir tarafa meyilli olurlar.

3.Serebellar Ataksi: Serebellum (beyincik) veya bağlantılarının etkilenmesi sonucu gelişir. Gövde ve ekstremite ataksisi birlikte görülebilir.

  • Vestibulo-serebellar disfonksiyon: Denge ve göz hareketlerinin kontrolü ile ilgili problem yaşarlar. Ayakta dururken destek yüzeyi geniştir (ayaklar arasındaki mesafe artmıştır).
  • Spinoserebellar disfonksiyon: geniş tabanlı yürüme, yürümeyi başlatma ve durdurmada zorluk, adımlarda eşitsizlik ve yürüme ataksisi görülür.
  • Serebro-serebellar disfonksiyon: istemli ve planlı hareketlerin yapılmasında zorluk vardır.
  1. Frontal Ataksi: Yürüme ataksisi olarak da bilinen frontal ataksi frontal lobu etkileyen tümör, inme gibi tablolarda açığa çıkabilir. Hasta ayakta kendini dik tutmada zorluk yaşar. Hasta yürürken kendi gövdesini sürekli arkaya almaya çalışır. Bu tip ataksiye sahip kişilerde düşme riski oldukça yüksektir.
  2. Friedreich Ataksisi: genetik olarak aktarılan daha çok nörolojik yönü ağır basan fakat birden fazla sistem tutulumu görülen nadir bir hastalıktır.

Atakside Görülen Diğer Semptomlar

  • Tremor (titreme)
  • Dismetri (mesafe, hız ve gücün ayarlanamaması)
  • Dissinerji (kasların doğru sıra ile kasılamaması)
  • Disdiadokinezi (ard arda yapılan zıt hareketleri yapamama)
  • Hipotoni (kol ve bacaklar bez bebek gibidirler)
  • Zayıflık ve güçsüzlük
  • Dizartri (yavaş ve patlayıcı tipte konuşma)
  • Nistagmus (gözün istem dışı hareketi)
  • Vertigo (baş dönme hissi)

Atakside Değerlendirme

Hasta değerlendirilmesinde denge, koordinasyon, postür ve yürüyüşün değerlendirilmesi önceliklidir.

Denge değerlendirilmesi statik ve dinamik olarak ikiye ayrılır. Statik denge değerlendirilmesinde pozisyon genellikle sabitken yapılır fakat dinamikte pozisyon değiştirirken değerlendirme yapılır.

Bunların yanı sıra; kas testi, kısalık değerlendirmesi, reflekslerin değerlendirilmesi ve ağrı değerlendirilmesi de yapılır.

Yaşam kalitesi değerlendirilmesi atlanmamalıdır.

Yorgunluk ve solunum değerlendirmesi de yapılmalıdır.

Atakside Fizyoterapi ve Rehabilitasyon

Atakside fizyoterapi, fonksiyonel yetenekleri en üst düzeye çıkarmayı ve mümkün olduğunca bağımsız kalmaya yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Muhtemel fizyoterapi tedavisi:

  • Güçlendirme egzersizleri,
  • Denge ve koordinasyon egzersizleri,
  • Germe egzersizleri,
  • Yürüme egzersizleri,
  • Propriosepsiyon egzersizleri,
  • Postüral egzersizler,
  • Düşmeyi önleme ve tavsiyeler,
  • Ekstremite ataksisine yönelik egzersizler,
  • Vestibüler egzersizleri içermelidir.

Vestibüller sistemi regüle etmek amacıyla kullanılan “Cawthorne and Cooksey” egzersizleri spesifik olarak ataksi rehabilitasyonunda kullanılmaktadır.

Frenkel Koordinasyon egzersizleri sırtüstü uzanırken, otururken ve ayakta dururken fizyoterapist tarafından aşama aşama zorlaştırılarak çalıştırılmalıdır.

Doğru planlanmış bir rehabilitasyon programı ile beraber postür, denge, koordinasyon ve kassal aktivitelerin bozuklukları giderilebilir.

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.