Omuz Kas Yırtıkları

Omuz ağrısının popülasyondaki görülme sıklığı %16-21 olarak bildirilmektedir. Bel ağrısından sonra en yüksek görülme oranına sahiptir. Omuz yaralanmaları sportif yaralanmaların içinde karşılaşma sıklığı açısından ilk sıralarda yer alır.

Omuz ekleminin üç boyuttaki hareketi üst ekstremitenin (kolların) fonksiyonel kullanımını sağlar. Omuz ekleminde dengeli hareketin sağlanması için kaslar ve bağlar önemli yere sahiptir. Kemik doku tarafından sağlanan destek yetersizdir. Omuz hareketleri düzenli ve uyum halinde çalışan 5 eklemden oluşmaktadır. Omuz hareketlerinin ağrısız yapılabilmesi için bu eklemlerin düzgün ve uyum halinde çalışması gerekmektedir. Literatüre bakıldığında birçok çeşit omuz kas yırtığı tanımlaması vardır. Bunlardan biri rotator kılıf yırtığıdır. Rotator kılıfın tam kat yırtığı; kasların kemiğe yapıştığı yerin baştan sona yırtılması olarak ifade edilir. İkincil tip rotator kılıf yırtığı tam olmayan (parsiyel) yırtıklardır. Parsiyel yırtıklar rotator kılıfın üst yüzeyinde ve alt yüzeyinde oluşur. Parsiyel yırtıların aşırı yüklenme sonucu oluştuğu görülmektedir. Üçüncü tip rotator kılıf yırtığı ise hücreler arası yırtıktır. Bu yırtıklar bozulmuş tendonun (kasın kemiğe yapıştığı yapılar) üst ve eklem yüzü arasında oluşur.

OMUZ KAS YIRTIKLARINDA TEDAVİ

Omuz ekleminin hem stabilite (dengeli) hem de mobilite (hareketli) görevi olması nedeniyle hazırlanacak olan rehabilitasyon programında bu iki özelliğin mutlaka göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Omuz hastalıklarına göre koruyucu veya cerrahi tedavi yaklaşımları tercih edilebilir. Cerrahi tedavide de koruyucu tedavide de fizyoterapi büyük önem taşır. Doğru fizyoterapi yaklaşımları ile hastaların belirti ve bulgularının azaltılması, fonksiyonelliğinin artırılması hedeflenir. Omuz problemlerinde genellikle en sık karşılaşılan belirti ağrıdır. Özellikle ağrının istirahat, aktivite ve gece sırasında değerlendirilmesi önerilmektedir. Hastanın hangi durumda ağrısının olduğu bize hastalığın tanısı hakkında ve dolayısıyla uygulanmamız gereken fizyoterapi yaklaşımı hakkında bilgi verir. Eğer hastanın gece ağrısı varsa bu inflamasyonun (iltihaplanma) göstergelerinden biridir ve tedavide iltihaplanmayı artıracak uygulamalardan uzak durulması gerekmektedir.

Fizyoterapi yaklaşımlarında özellikle; sıcak/soğuk uygulamaları, elektroterapi uygulamaları ve manuel terapi uygulamaları tercih edilmektedir. Özellikle hastanın gece ağrısı varsa inflamasyonun azaltılması amacıyla soğuk uygulama tercih edilmelidir.

Rotator kılıf yırtıklarında, tamir edilen dokunun korunması rehabilitasyonun öncelikli hedeflerindendir. Özellikle erken dönemde aktif hareket ile tamir edilen bölgeye stres bineceğinden çok dikkatli olunmalıdır. Hastalar 1-4 haftalar arasında pasif eklem hareketleri sonrasında 4-6 haftalar arasında aktif yardımlı egzersizler, 6-8 haftalar arasında aktif harekete başlamalıdır.

Dokunun iyileşmesinin zamana bağlı olarak meydana gelmesi sebebiyle rehabilitasyon 6 fazdan oluşur.

  • Faz 1 (1-10 gün): Maksimum koruma fazıdır. Hasta 5-7 gün omuz askısı ile immobilize (hareketsiz hale getirmek) edilir. Sıcak uygulamasından kaçınılmalıdır. Buz uygulaması ödem ve ağrıyı kontrol altına almak için kullanılabilir.
  • Faz 2 (10 gün-3 hafta): Bu fazın amacı işlev bozukluğunu ve ağrıyı azaltmaktır. 10. günden itibaren erken pasif harekete başlanmalıdır. Mobilizasyon teknikleri ile dokunun yeniden gelişimi desteklenir.
  • Faz 3 (3-6. Hafta): Orta koruma fazıdır. Bu fazda hastaların dinlenme sırasında omuz ekleminde ağrı ve hassasiyet azalmıştır. Yumuşak doku mobilizasyonu, posterior kapsül germe, aktif-yardımlı ve aktif eklem hareketine başlanır.
  • Faz 4 (6-12 hafta): Geç koruma fazıdır. Bu fazda hassasiyetin azalması, yırtık bölgesindeki hareketliliğin artması ve omuz hareketlerinin normal sınırlarda olması beklenir.
  • Faz 5 (12-16 hafta): Minimal koruma fazıdır. Bu evrede çok tekrarlı sınırlama olmaksızın yapılan eklem hareketi yırtık bölgesindeki dokunun olgunlaşmasını sağlar. Manuel teknikler uygulanarak kısıtlılığın kalmaması amaçlanır.
  • Faz 6 (16 hafta ve sonrası): Fonksiyona dönüş fazıdır. Genellikle 16. Haftada eğer hareketlerde anormal patern ve ağrı yoksa fonksiyonel faza başlanır. Egzersizlerde daha fazla fonksiyonellik ve maksimal efor istenir.

“Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki konuşma butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.”

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.