Omuz Çıkıkları

Omuz eklemi, tıpkı bir top-yuva ilişkisi gibi omuz başının kemikler tarafından oluşturulmuş boşluğa oturması ve bulunduğu yere sabitlenmesi için çevrede bulunan kaslar ve omuz eklemini adeta ağ gibi saran bir zardan oluşmuştur. Omuz eklemi insan vücudundaki hareket açıklığı en geniş olan eklemdir. Aynı zamanda sahip olduğu bu özellik sayesinde de yaralanmalar en açık eklemdir.

Omuz başının üzerine oturduğu yapı, çevrede bulunan kaslar, eklem içi sıvı, omuz başını saran kıkırdak tabaka sayesinde omuz başını bulunduğu yere sıkıca tutunmasını sağlar. Ancak çeşitli sebeplere bağlı olarak omuz başı normal hareket açıklığından ayrılır ve omuz ekleminde bulunduğu konumu kaybeder. Buna omuz çıkıkları adı verilir. Bu durum kendi arasında iki şekilde oluşmaktadır. Bunlardan birincisi; travmatik omuz çıkıklarıdır. Bu durumun başlıca sebepleri açık omuz üzerine düşmeler, omuzun düşme sırasında merdiven trabzanı gibi yerlere takılı kalmasıyla omuz eklemine zarar veren ve çıkıkların oluşmasına neden olan türdür. İkincisi ise; kişiler de yukarıda bahsedildiği gibi belirgin bir travma öyküsünün olmadığı türüdür. Burada hastaların omuz eklemini saran yapıların gevşek olması veya kişinin yatkınlığının bulunması gibi olaylar omuz çıkığının oluşumunda etkindir.

Kişilerde omuz çıkıları 20 yaşın altında bir bireyde görülüyorsa tekrar etme olasılığı çok yüksektir. Bu nedenle küçük yaşlarda ortaya çıkan çıkıklar göz ardı edilmemeli hemen tedavi sürecine başlanmalıdır. Eğer ilk çıkıktan sonra doğru ve önleyici bir tedavi yapılmazsa omuz tekrar tekrar çıkar ve bu durum artık süreğen (kronik) bir hal alır. Bu durumda omuzda yıpranmalar (dejeneratif süreç) çok daha hızlı oluşmaya başlar. Daha ileri yaşlarda ortaya çıkan çıkıkların ise (40-50 yaş civarı) nüks etme oranı çok daha düşüktür. Ancak daha büyük problemlere yol açmaması adına erken dönemde tedavisine başlanmalıdır. 30– 40 yaş aralığında omuz çıkma oranı %10 oranında bulunurken 20 yaş altında bu oran %33 olarak tespit edilmiştir.

OMUZ ÇIKIKLARINDA FİZİK TEDAVİ

Omuz çıkıkları, hekim muayenesi ve görüntüleme yöntemleri tarafından tanımlandıktan sonra, yine hekim tarafından omuz başının bulunduğu yuvaya tekrar yerleştirilmesi suretiyle tedavi edilir. Bu işlem hasta da eşlik eden problemler varsa (büyük kas yırtıkları, eklem kıkırdağının zarar görmesi, kapsül hasarı vb.) cerrahi ile onarım yapıldıktan sonra da gerçekleştirilebilir. Omuz başı yerine yerleştikten sonra belli bir süre istirahate alınır ve bunun ardından fizik tedavi süreci başlar. Tedavinin en önemli amacı hastada ikinci bir çıkığın oluşumunun önlenmesidir. Özellikle genç hasta grubunda bu amaç tedavinin en önemli kısmını oluşturur. Hastanın kolu belirlenen sürede istirahatte kaldıktan sonra öncelikle omuzun normal hareketleri ile tedaviler başlar. Sonrasında belirli bir hareket açıklığı ve esneklik kazanılmış omuzda özellikle omuz çevresi kasların kuvvetlendirilmesi süreci gelir. Bu noktada kasların doğru şekilde kuvvetlendirilmesi ve duyusal tedavilerin yapılmasıyla kaslar omuz başının bulunduğu yuvadaki stabilitesi sağlanmış olur. Hastadaki gelişimle beraber normal aktiviteler (Gün içindeki ağır aktiviteler veya mesleki duruma uygun hareketler) fizyoterapist gözetimi ile başlayabilir. 

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.