Lateral Epikondilit (Tenisçi Dirseği)

TENİSİ DİRSEĞİ

Tenisçi dirseği nedir?

Tenisçi dirseği hastalığı olarak bilinen, lateral epikondilit, medial epikondilit ile beraber dirsek ekleminde en sık rastlanan patolojidir. Cinsiyet ayrımı göstermeksizin her yaştan bireyde aynı oranda görülebilirken 40-50 yaş arasındaki popülasyonda daha sık rastlanmaktadır. Baskın kullandığımız kolda (dominant taraf) görülme oranı %75 olarak belirlenmiştir.

Tekrarlı ve uzun süreli aktiviteler ile oluşan doku harabiyeti sonrasında temelde dokunun beslenmesinin bozulmasına ve azalmasına bağlı olarak kuvvet ve enduranstaki azalmanın neden olduğu düşünülmektedir. Azalan kuvvet ve endurans sonrası doku harabiyeti artmış olacak ve kısır bir döngü içinde kendini yenileyecektir.

Tenisçi Dirseğine Sebep Olan Faktörler

Aşırı kullanım, mekanik stres, mikro travma, direk travma, obezite, sigara kullanımının da yapılan çalışmalarda epikondilit oluşumu tetiklediği bulunmuştur.

Gün içinde tekrarlı el bilek ve dirsek aktiviteleri içeren kasaplık, müzisyenlik, sekreterlik gibi meslek gruplarında sıkça rastlanmaktadır. Tenisçi dirseği olarak bilinmesine rağmen profesyonel tenis sporcularının sadece %5-10’luk bir kısmında görülmektedir.

Başlangıçta sızlama tarzında olan tenisçi dirseği belirtileri zamanla bunu ağrı ve şiddetli güçsüzlüğe bırakır.  Günlük yaşam aktivitelerini bile yapamayacak bir hale gelen hastalar, ağrılarını hafifletmek için sürekli alınan ağrı kesiciler ile hastalığın sadece üstünü örter.

Ağrı dirsek dış yanından başlayıp ön kola, 3. ve 4. parmağa ve ilerleyen durumlarda omuza kadar yayılma gösterir. Bunun yanında ağrının hiç rastlanmadığı durumlarda gözlemlenmiştir.

**Ağrı bireyleri tedavi olmaya yönlendiren en temel faktördür

Tenis Sporunda Lateral Epikondilit İçin Risk Faktörleri

*”BACKHAND” tutuşu,

*Raketin sweet spot bölgesinin küçük olması,

*Teldeki gerginliğin çok fazla olması

*Vibrasyon karşıtı parçaların kullanılması,

*Raket sapının sporcuya göre küçük olması,

*Ağır ve ıslak toplarla oynamak,

*Sporcuya dayatılan zorlayıcı antrenman ve müsabakalar gibi faktörler yaralanma riskini artıracaktır.

Bu risk faktörleri doğrultusunda teknikler, pozisyonlar modifiye edilerek ergonomik olarak tenise dönülmelidir. Kol kaslarında yeterli güç ve endurans yok ise buna yönelik çalışılmalıdır. Bunlara ek olarak spor öncesi ve sonrası ısınma ve germe periyodları eklenmelidir. Zorlayıcı bir aktivite sonrasında buz uygulaması ihmal edilmemelidir.

Tenisçi Dirseğinde Muayene Ve Değerlendirme

Muayene esnasında yalnızca dirsek değil el bileği, boyun ve omuz bölgesi tümüyle değerlendirmeye alınmalıdır. Teşhis klinik muayene sonrası semptom ve bulgulara dayalı olarak konulabilmektedir. Lateral epikondilit testleri (Mills testi, Cozens testi, dirençli orta parmak ekstansiyonu, Thomsen testi) ve nörolojik muayeneler uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Gerekli görüldüğü zamanlarda röntgen, MR, EMG tanı koymak amacıyla kullanılabilir.

Hasta hikayesi alınırken; ağrının karakteri, lokalizasyonu, ağrıyı arttıran aktiviteler, ağrı şiddeti ve süresi, yaralanma şekli ve hastanın mekanik şikayetleri olup olmadığı, spor alışkanlıkları sorgulanmalıdır.

 Tenisçi Dirseği Tedavisi

Tenisçi dirseği hastalığında ağrıyı azaltmak ve fonksiyonları arttırmak amacıyla konservatif, medikal ve cerrahi yöntemler izlenmektedir. Uzmanların çoğu akut, yeni başlangıçlı evrelerde cerrahiyi tercih etmemekle birlikte, kronik ve uzun zamanlı olarak seyreden olgularda cerrahinin etkili olacağını savunmaktadır.

Başlangıçta ağrı azalana kadar dirseğe 2-3 gün, 3-4 saat aralıklar ile 10-15 dakika kadar buz uygulaması önerilmektedir. Fizyoterapistler tarafından kişiye özel olarak hazırlanan lateral epikondilit egzersiz programları tedaviye eklenmelidir.

Hastalar dirseği ve ön kolu saran, lateral epikondilit için tasarlanmış olan tenisçi dirseği ateli ve bandı gibi özel splintlerden yararlanabilirler; amaç zedelenmiş olan bölgeye binen yükü azaltmaktır.

Yapılan spor dalından ve dirseğin maruz kaldığı tekrarlı hareketlerden bir süre uzak kalınmalı aktif istirahat (sadece gün içindeki temel ihtiyaçlarımızı karşılayacak kadar hareketli olmak, ağrıyı tetikleyen durumlardan uzak kalmak) edilmelidir.

Modifiye edilen tutma şekilleri, kişinin ihtiyaç duyduğu ölçülere göre raket kullanması ve tek el yerine iki elle raketi tutması problemi oldukça azaltacaktır. Bunlara ek olarak backhand sırasında sporcunun bilek yerine ön kolu kullanması da faydalı olacaktır.

Kronik evrede fizik tedavi mutlak suretle denenmelidir. Dirsekte germeler ve kuvvetlendirme egzersizleri fizyoterapistler tarafından tedaviye dahil edilir. Hastaya kinezyo bantlama, manipülasyon ve mobilizasyon teknikleride  gerekli olan durumlarda tedaviye eklenilebilir. Tenisçi dirseğinde ESWT ve yüksek yoğunluklu lazer de sıkça kullanılan fizik tedavi yöntemlerindendir.

Tenisçi Dirseği Enjeksiyon Tedavisi

İki farklı şekilde uygulanan bu tedavi şeklinden kortizon (steroid) uygulaması %40-50 arasında bir başarı gösterirken, PRP enjeksiyonu %70 ile %80 arasında başarı sağlamıştır.

Kortizon Uygulaması: Birçok uzman tarafından daha çok tedavi edici olamamasının yanında hastalığın üstünü örtücü olduğu düşünülmektedir. Ağrıyı kesmeye yönelik uygulanan maliyeti ucuz bir yöntemdir.

Prp Uygulaması: ‘Prp’ kişinin kendi kanından elde edilen ve trombositten zengin bir plazma sıvısıdır. Kişiden alınan 40 ml kan, özel cihazlar ile santrifüj edilerek 2-3 ml prp elde edilir. Bu sıvıda büyüme ve iyileşme faktörleri bulunur. Bu sayede birçok kas ve tendonda tamir mekanizmasını geliştirir. Çoğu zaman tek uygulama yeterli olurken, bazen 2 ve 3 uygulamaya kadar çıkılmaktadır.

Tenisçi Dirseği Artroskopik  Cerrahi Tedavisi

Dirsek ekleminin içine birkaç delik açılarak endoskopik olarak bir kamera ile girilerek, tendondaki bozulmuş ve yıpranmış dokular temizlenmeye çalışılır. Lateral epikondilit hastalarının %4 veya 5’i artroskopik cerrahiye ihtiyaç duymaktadır.

Perkütan Tenotomi Tedavisi

Yapılan bir çalışmada konservatif tedavilerden fayda görmeyen hastalarda perkütan tenotomi yöntemi seçilmiş ve hastaların ortalama 9 gün içerisinde günlük yaşam aktivitelerine döndüğü tespit edilmiştir. .Lateral epikondilit çevresine uygulanan lokal anestezi ile epikondilitin yapışma yerlerinden büsturi ile girilerek içten dışa doğru uygulanan yöntemde doku temizlenmeye çalışılır. İşlem ortalama 5 dakika sürmektedir. Sonrasında dikiş ile kapatılmaktadır.

Proloterapi Uygulamaları

Proloterapi uygulaması, hasarlanan bölgeye enjekte edilen sölusyon ile tamirci hücreleri aktif hale getirir. Vücudun kendini iyileştirme sistemini devreye sokan bu yöntem sayesinde doğal bir tedavi uygulanmış olur. Proloterapi; zayıflamış ve eski işlevselliğini kaybetmiş eklemleri, kıkırdakları, ligamentleri (bağları), tendonları, kasları güçlendirerek tekrar eski haline getirir ve onarır.

Bir çalışmada 3 aydan uzun süredir konservatif tedaviye yanıt vermeyen kronik lateral epikondilitli hastalarda proloterapi tedavisi uygulanmıştır. Tedavi sonrasında sporcularda dirsek ağrılarında azalma ve fonksiyonlarda anlamlı iyileşme bulunmuştur.

Tenisçi Dirseği Fizyoterapi Ve Rehabilitasyon

Cerrahi sonrası fizik tedavi kolun hareketlerinin geri kazanımını sağlamaya yardımcıdır. Eski aktiviteleri geri kazanmak için güçlendirme programları gerekli olacaktır. Geri dönüşün 4-6 ay arası olacağı düşünülür. Bu sürede hastaya belirlenen fizik tedavi protokolleri ile birlikte aktiviteleri geri kazanmaya yönelik çalışmalar yapılır. Kişinin ergonomik olarak yaşamı modifiye edilmelidir. Çalışma sahası, ev ortamı, uyku düzeni bile modifiye edilmelidir.

Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki çevrim içi sohbet butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.