HİPERTANSİYON

HİPERTANSİYON

Farklı iki günde en az iki kez yapılan ölçümlerde 18 yaşını geçmiş erişkin bir bireyde büyük tansiyonun 140 mm Hg (cıva basıncı) ve üzerinde ya da küçük tansiyonun 90 mm Hg ve üzerinde olmasına hipertansiyon (yüksek tansiyon) adı verilmektedir.

Kan basıncı için normal değerler büyük tansiyonun 120 mm Hg’nin, küçük tansiyonun ise 80 mm Hg’nin altında olmasıdır.

Risk faktörleri:

  • Erkek cinsiyet,
  • Yaş (erkek>55; kadın>65),
  • Sigara,
  • Yüksek kolesterol,
  • Şeker,
  • Obezite,
  • Ailede kardio vasküler sistem hastalıkları öyküsü olması.

Genel toplumda hipertansiyon prevalansı %30-45 arasında değişmekte, ancak yaşlanmayla birlikte artış gözlenmektedir.

Belirtiler:

  • Enseden alın bölgesine doğru yayılan baş ağrısı,
  • Baş dönmesi,
  • Kulak uğultusu,
  • Kulak çınlaması,
  • Burun kanaması,
  • Çarpıntı,
  • Terleme,
  • Sık idrara çıkmadır.

Birincil Hipertansiyon:

Birincil (sürekli) hipertansiyon, tüm hipertansiyon vakalarının %90-95’ini oluşturmakta olup hipertansiyonun en yaygın şeklidir. Yaşlanmayla beraber artan tansiyonun çevresel faktörlerle birlikte hipertansiyona yol açtığı söylenmektedir. Nadiren de olsa bazı genlerin etkilediği ortaya konulmuştur.

İkincil hipertansiyon teşhis edilebilir bir nedenden kaynaklanır. Böbrek hastalığı hipertansiyonun en yaygın ikincil nedenidir. Hipertansiyona Cushing sendromu, hipertroidizm, hiportroidizm, akromegali, hiperparatiroidizm gibi endokrin ile ilgili durumlar da sebep olabilir.

Tanı da fizik muayene ve laboratuvar testleri de önemlidir.  Bunlara ek olarak elektrokardiyogram ve ekokardiyografi de hekimler tarafından sıklıkla tercih edilmektedir.

Genel Tedavi

  1. Farmakolojik tedavi: Antihipertansif ve diüretik ilaçlar gibi tedaviye özgü ilaçlar kullanılmaktadır.
  2. Yaşam tarzı değişiklikleri:
  • Tuz kısıtlaması: Aşırı tuz tüketimi dirençli hipertansiyona katkıda bulunur. Normal tuz alımı birçok ülkede 9-12 gr/gün aralığında olup yaklaşık 5 gr/gün düzeyine indirilmesinin normotansif (normal tansiyon) kişilerde orta düzeyde (1-2 mm Hg) sistolik KB düşürücü etkisi olduğu, hipertansif (yüksek tansiyon) kişilerde ise biraz daha belirgin (4-5 mm Hg) etkisi olduğu gösterilmiştir.
  • Alkol tüketiminin makul ölçülere indirilmesi: Düzenli alkol tüketimi hipertansif hastalık riskini artırır. Toplam alkol tüketimi bir haftada erkeklerde 140 gr, kadınlarda 80 gr düzeyini aşmamalıdır.
  • Beslenme değişiklikleri: Hipertansif hastalara sebze, düşük yağ içeren süt ürünleri, diyete yönelik ve çözünebilir lif, tam tahıllar ve bitkisel kaynaklı protein tüketmeleri ve doymuş yağ ve kolesterol düzeyini azaltmaları önerilmelidir. Taze meyvelerde önerilmektedir ancak bazı meyveler kilo artışını hızlandırabilen yüksek karbonhidrat içerebildiklerinden aşırı kilolu hastalarda dikkatli olunmalıdır.
  • Kilo verme: Hipertansiyon aşırı kiloyla yakın korelasyon içerisinde olup kilo vermenin ardından değerlerde düşüş gözlenir.
  • Sigarayı bırakma
  1. Egzersiz Programı
  2. Renal Denervasyon: Böbrek damarlarının içindeki sinirler yok edilerek kan basıncında azalma hedeflenir. Amaç beyinden böbreklere yönelik gelen uyarılar ile tansiyon yükselmesini durdurmaktır. Çoğunlukla üç veya üçten fazla ilaç kullanıp da hala etki görmeyen hastalarda kardiyoloji uzmanları tarafından tercih edilmektedir.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Fizyoterapistler ve uzmanlar eşliğinde kişiye özel tasarlanan egzersiz programları oluşturulmalıdır.

  • Aerobik Egzersizler: Aerobik egzersizlerin kan basıncını azalttığı bilinmektedir. Bu yüzden koşma, yürüme, tai chi ya da yüzme gibi sporlar yapılabilir.
  • Dirençli Kuvvetlendirme Egzersizleri: Dirençli egzersizler kan basıncını düşürmeye yardımcıdır. Ancak aerobik egzersiz ile kombine edilerek verildiğinde etkili olmuştur.
  • Esneklik Egzersizleri: Isınma ve soğuma periyodları şeklinde programa eklenmelidir.

*Hastayı egzersize yöneltmek kardiyovasküler sistem için de çok etkili olmakla birlikte yaşam sürelerinde ve psikolojik problemlerle baş etmede oldukça etkili olabilmektedir.

*Düşme yaşla birlikte artış gösteren ve hafife alınmaması gereken önemli bir risk faktörüdür. Bu yüzden yaşı ileri olan hastalarda denge egzersizleri önemli bir yer tutar. Tasarlanan egzersizlerde kesinlikle dengeye önem verilmelidir.

*Ek olarak hastalarda hastalığı reddetme ve kabullenmeme sıklıkla görülmektedir. Bunun için psikolojik destek sıklıkla önerilmekle birlikte bu hastalığın ömür boyu süreceği hastaya hekim tarafından vurgulanmalıdır.

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

WhatsApp chat