Diz Protezi

TOTAL DİZ PROTEZİ NEDİR VE NE ZAMAN UYGULANIR

Diz vücudumuzun en büyük ve en hareketli eklemidir. İçinde bulundurduğu yapılar zamanla ve dış veya iç etkenler sonucunda yıpranabilir. Osteartrit (kireçlenme ve eklem dejenerasyonu), gonartroz, Romatoid Artrit (Ateşli romatizmal hastalık), kemik erimesi, travmatik durumlar diz ekleminde ve çevre yapılarda harabiyete yol açar. Bunun sonucunda hastalarda; istirahat durumunda ve geceleri diz ağrıları görülür, eklem hareketinde azalma olur, yürüme mesafesi kısalır ve hastaların yaşam kaliteleri düşer.

Total Diz Protezinde Tedavi Yöntemleri

Medikal, fizik tedavi ve cerrahi girişimler diz problemleri sonrası uygulanan tedavi yöntemleridir. Tedavide amaç; ağrıyı azaltmak, eklem deformitelerinin artmasını önlemek ve azaltmak, yaşam kalitesini artırmaktır. Medikal ve fizik tedavi gibi konservatif yaklaşımların yetersiz kaldığı durumlarda hastalara total diz protezleri takılabilmektedir. Son yıllarda teknolojinin gelişimi ve uzayan yaşam ömürleriyle birlikte takılan diz protez sayısı kayda değer şekilde artmıştır.

Total diz protezine karar verilirken;

* Hemen her zaman günlük aktivitelere engel olan, gece uykudan uyandıran, ağrı ve hareket kısıtlılığı var mı diye bakılır. Kişinin şikayetleri de göz önünde bulundurulur; hastanın dizim donuyor, sanki sertleşiyor, bazen merdiven çıkamıyorum diye yakınmaları vardır.

Eklem içi ve eklemi çevreleyen yapılardaki deformasyon (şekil değişikliği, biçimsizleşme) protezin tipini belirler. Bağ fonksiyonlarını tamamen üstlenecek bir protez kullanılması gerekiyorsa menteşe tipi protez kullanılır. Bağların korunup sadece eklem yüzeylerinin değiştirilmesi gerekiyorsa kondiler tip protez kullanılır.

İdeal bir protez, dizin normale yakın hareket açıklığına izin vermeli, eklem kinematiğini değiştirmemeli ve anatomik bütünlüğü sağlamalıdır.

Cerrahi sırasında bozulmuş eklem yüzeyleri değiştirilerek o yüzeyler için tasarlanmış özel parçalar yerleştirilerek eklem oluşturulur. Değiştirilen eklem yüzeyleri patella arka yüzü, femur yüzü ve tibia yüzüdür. Cerrahi sonrası en korkulan komplikasyon enfeksiyon oranı %2  en sık görülen komplikasyon olan derin ven trombozu %85 oranındadır. Total diz artroplastisi sonrası fonksyonel bir hareket açısı kazanmak hedeflenmektedir. İyileşme süreleri hastadan hastaya farklılık göstermekle beraber cerrahi sonrası hasta yürüteç yardımı ile yürümeye başlayabilir.

Total diz protezi dejeneratif bozuklukların neden olduğu ağrı ve hareket kısıtlılığının giderilmesinde kullanılan başarılı bir cerrahi işlemdir.

Ücretsiz Ortopedist Muayene Başvurusu

Total Diz Protezi Sonrası Fizik Tedavi

Uygun protez hastaların diz bölgelerine uygulandıktan sonra ağrı giderici uygulamaların yanında ameliyatı takip eden birinci gün -ayağa kalkmayı engelleyen bir komplikasyon gelişmemişse- hasta ayağa kaldırılır ve yürütülür.

Erken (Akut) dönemde Diz Protez Sonrası Fizik Tedavi ;

  • Dolaşım artırıcı (izometrik egzersizler vb.) egzersizler, ayak bileği pompalama egzersizleri, elevasyon ve buz uygulamaları,
  • Dolaşım artıcı, ağrı kesici ve kas kuvveti artırıcı fizik tedavi ajanları: TENS, Capilarizasyon, EMS (Elektrik Motor Stimülasyon), CPM: Devamlı pasif hareket sağlayan bir cihaz. Bu uygulama diz protezi sonrası için çok önemlidir. Çünkü protez sonrası diz ekleminde kısıtlılıklar meydana gelebilmektedir. Bu cihaz kısıtlılıkların önüne geçecektir. Fizyoterapistin belirlediği germe yöntemleri ile birlikte CPM cihazı kullanılan hastalarda diz kısıtlılık oranın oldukça azaldığı gözlemlenmiştir,
  • Dizin düz pozisyonu (diz ekstansiyonu) bozulmamalıdır. Hastalar bu dönemde çok ağrı çektikleri için dizlerinin altına yastık koymaktadırlar. Bu pozisyon dizin arka tarafındaki kasları kısalttığı için ileri dönemde sürekli ağrı oluşur ve hastaların yürüyüşleri bozulur. Bu yüzden dinlendirici pozisyon iki üç saatte bir 10 ila 15 dakika uygulanmalıdır.
  • Yatak yaralarında koruma yöntemleri
  • Hasta eğitimi (yatış şekilleri, tuvalete oturup kalkma, banyo vb.)
  • Yardımcı cihazla yürüme eğitimi (walker: yürüteç)
  • Ödem çorabı: Hastalar ameliyat sonrası -ortopedistin belirlediği- 10 gün boyunca kan sulandırıcı iğne vurulurlar. Bu dönemde hastalar hareketsiz olduğu için vücutta kan dolaşımı düzenli olmaz ve akciğere emboli atma riski oluşur. Hastalar günde 5-6 kere yürüyebilir duruma gelene kadar bu çorabın devamlı kullanılması gerekir. İlerleyen dönemde bir sürede daha geceleri kullanılması uygundur.
  • Oturma, yürüme ve denge eğitimi.

 

 İlerleyen Dönemde Diz Protez Sonrası Fizik Tedavi;

  • Germe Yöntemleri:
  • İlerleyici kuvvetlendirici egzersiz yöntemleri
  • Elektroterapi ajanları
  • Denge ve yürüme eğitimleri

Bahsedilen tüm yöntemler bütüncül bir biçimde hastaya göre kombine edilip uygulanır. Zamanında ve doğru uygulanan fizik tedavi ile diz kireçlenmesinden kaynaklı ağrılarda ciddi azalma gözlenebilir. Ancak operasyon gerekiyorsa cerrahi+fizik tedavi ile diz protez ameliyatı sonrası kişi günlük yaşamına kolaylıkla dönebilir, ameliyattan önce merdiven çıkamıyorum diye üzülseniz de operasyon sonrası protezinizle zorlanmadan merdiven çıkabilir, günlük işlerinizi yerine getirebilirsiniz.

Evde Fizik Tedavi İçin Bilgi ve Randevu

“Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki konuşma butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.”

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Menisküs Yaralanmaları

Menisküs Nedir?

Menisküs; diz ekleminde bulunan ‘C’ şeklinde konumlanan ve açık kısımları birbirine bakan kıkırdak dokulu bir yapıdır. Bu yapı diz eklemini oluşturan uyluk ve kaval kemikleri arasında, bir adet iç kısımda iç (medial) menisküs, bir adet dış kısımda dış (lateral menisküs olmak üzere her iki dizde de bulunur.

Diz eklemi vücut ağırlığının taşınmasında önemli bir rol üstlenir. Dize gelen yüklerin, bacağın üst kısmından alt kısmına dengeli bir şekilde taşınması ve aktarılması ise bu lastiksi yapıdaki menisküsler sayesinde olur. Menisküsler bir conta görevi görerek, kemiklerin birbirine sürtünerek hasar görmesini engeller.

Menisküs problemleri; sıklıkla sporla uğraşan bireylerde görülebileceği gibi spor dışı sıradan aktiviteler sırasında da görülebilir. Ayak yerde sabitken gövdenin diz üzerinde ani dönüşü, dize alınan darbe, tekrarlanan diz bükme hareketleri genç yaşta menisküs kopma ve yırtıklarına yol açabilir. 40 yaş üstü kişilerde ise; zaman içinde menisküslerin yapısının kalitesinde azalma, fazla kilo, kireçlenme gibi nedenler basit bir çömelme hareketinde bile menisküs hasarına sebep olabilir.

Oluşan bu yırtıklar ani travmalardan çok tekrarlayıcı travmalar yüzünden oluşurlar. Menisküslerin kan damar yapısı içermedikleri için beslenmeleri zayıftır ve bu yüzden menisküs yırtıkları kolay kolay iyileşmezler.

Oluşan yırtıklar tibia plato yüzeyine paralelse “horizontal yırtık”, dikse “vertikal yırtık” olarak adlandırılır. Vertikal yırtıklar menisküsün orta kısmına doğru uzanıyorlarsa “radikal yırtıklar”, ön arka planda uzunlamasına büyüyorlarsa en sık görülen “longitudinal yırtıklar” oluşur. Longutidunal yırtıklar menisküsün arka kısmından başlayıp öne doğru ilerliyorsa “kova sapı yırtığı” oluşur. Halk arasında daha yaygın bilinen bu yırtık tipi, menisküs semptomlarının en tipik bulgusu kilitlenmelere neden olur.

Menisküs zedelenmelerinde ilk bulgu; dizde ağrının oluşmasıdır. İlk başlarda çok şiddetli olmayan ağrı, merdiven inme ve özellikle çıkma sırasında, eğilip kalkma hareketinde, namaz kılma sırasında şiddetini artırır. Eklem içinde sıvı birikmesiyle ağrıya şişlik de eşlik edebilir. Hasarın şiddetine göre; yürürken dizde boşalma hissi, kilitlenme, takılma sesi ve eskiye kıyasla hareket kısıtlanması gözlemlenebilir. Ayrıca bu yaralanmaya çapraz bağların da hasar görmesi eklenmiş olabilir. Bu durumda doktorun fiziksel muayenesi ve MR tetkikiyle yırtığın boyutu saptanır.

Menisküs Ameliyatı (Cerrahisi)

Parsiyel menisektomi: sağlıklı kısımların bırakılıp yırtılmış parçanın çıkartılmasıdır.

Total menisektomi: tamiri mümkün olmayan ve parsiyel menisektomi yapılamayan yırtıklar da menisküsün tamamı çıkartılır.

Menisküs tamiri: iyileşmeye olanak tanıyan ve iyileştikten sonra fonksiyonelliğe dönebilecek yırtıklarda uygulanır. Menisküs tamir işlemi yapılacak hastalara karar verilirken genç ve menisküsün periferinde (dışa yakın kısımlarda) yırtık olması göz önüne alınır.

Menisküs cerrahileri açık veya kapalı (artroskopik) olarak yapılabilir.

Menisküs fonksiyonlarının öneminin anlaşılması ile beraber menisektomi (menisküsün çıkarılması) sonrası dizde oluşabilecek yapısal değişiklikler nedeniyle günümüzde artık tamamen çıkartmak yerine yırtılan kısım çıkarılmakta ya da tamir edilmektedir. Hatta bazı durumlarda  menisküsler kendiliğinden iyileşebilmekte veya semptom vermemektedir. Bu durumda cerrahi yerine konservatif tedavi yaklaşımları denenebilir.

Menisküs Konservatif Tedavi

Akut dönemde bacak hareketleri kısıtlanıp, dinlenme, buz kompresi, elastik bandaj ile sargı ve dizi vücut seviyesinden yüksekte tutarak (dizin altını yastıkla yükselt) ağrı ve şişliğin azalması beklenir. Bu süreçte birey dize binecek yükü koltuk değnekleri kullanarak azaltır. Dizin aşırı hareketini ve yaralanmanın ilerlemesini önlemek ve ağrıyı azaltmak için ortez kullanılır.  İyileşene kadar spor ve aktivitelerde dize binen yükü azaltacak şekilde düzenlemeler yapılır.

Diz için yapılan tüm egzersiz programları ağrı sınırları içinde ve hastanın durumuna uygun olarak yapılmalıdır.

Doktor tarafından reçete edilen anti-enflamatuar ve analjezikler kullanılmaya başlanır.

Menisküs Ameliyatı  Sonrası Fizik Tedavi

Uygulanacak olan rehabilitasyon programı yapılan cerrahi şeklinin menisektomi mi yoksa tamir mi olduğuna göre değişmektedir. Total menisektomide menisküs dokusunun tamamı çıkartıldığı için korunmak istenen bir doku yokken tamir sonrası korunması gereken bir doku vardır.

Menisektomi cerrahisi sonrasında ağrı ve ödem kontrolü sağlandıktan sonra hareket açıklığı kazanılarak, hastanın tolere edebildiği ölçüde hareketlendirmeye başlanır. Oluşabilecek atrofiyi önlemek ve kas kontrolü amacıyla kuvvetlendirme, denge ve propriosepsiyon egzersizleri programa eklenir. Hasta sporcu ise fonksiyonel ve spora özgü hareketlere ilerleyen dönemlerde geçilir.

Yapılan cerrahi işlem menisküs tamiri ise öncelikli olarak ağrı ve ödem kontrolü ile beraber 4-6 haftalık bir koruma dönemi sonrasında  fizyoterapistin kişiye özel olarak oluşturacağı rehabilitasyon programı uygulanır. Programa hareket açıklığı, propriosepsiyon, denge ve kuvvet egzersizleri uygun bir şekilde dahil edilir. Hasta sporcu ise spora özgü egzersizlere terapist eşliğinde başlanır. Düzenli bir programla spora dönüş 4-5 ay içinde sağlanabilir

Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki konuşma butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

WhatsApp chat