Donuk Omuz (Adheziv kapsülit)

Donuk omuz, omuz ekleminde bulunan kasılma yeteneğine sahip olmayan yapıların sertliğine bağlı olarak omuz ekleminin hem aktif hem de pasif harekette ağrı ve hareket kısıtlılığı olarak tanımlanmaktadır.Oluşan hareket kısıtlılığı sağlam omuzun yapabildiği hareketlerin %50 si kadar azalmasıdır. Donuk omuz toplumun %2-5’inde görülmektedir. Bu oran şeker hastalığı ve troid hastalığı gibi durumların da var olmasıyla %10-38’lere kadar yükselmektedir.

Donuk omuzun kendi arasında iki sınıflaması vardır. Bunlardan ilki; primer donuk omuzdur. Bu donuk omuz çeşidinde, donuk omuza neden olan etkenin ne olduğunu tam olarak belirlenemez. Diğeri ise sekonder donuk omuz olarak bilinen ve herhangi bir yaralanma, düşme gibi daha çok travma sonrasında görülen türüdür. Primer donuk omuz en sık 40-65 yaşları arasında görülmektedir. Kadınlarda erkeklerden daha fazla görülür. Bir omuzunda donuk omuz görülen bir kişinin diğer omuzunda da aynı problemin görülme riski %14 civarıdır.

Risk Faktörleri

40-60 yaş arasında kadın olmak (en sık 56 yaş),

Beyaz tenli olmak,

Tiroid hastalığı,

Şeker (diyabet) gibi etkenlerin varlığında görülme olasılığının %10-38’lere kadar yükselmektedir,

D vitamini eksikliğine bağlı olarak omuz tendon yapılarında dayanıklılığın azaldığı ve yıpranmanın artığı bilinmektedir.

%20 oranında diğer omuzda da görülebilirken aynı omuzda tekrarlama olasılığı çok düşüktür. Erkeklerde görülme olasılığı daha düşük olmasına rağmen iyileşme süreci daha uzun ve zordur.

Donuk Omuz Fazları:

  • Faz 1: Bu fazda bulgular çok belirgin değildir. Hareketin son noktasında hafif ağrı hissi vardır.
  • Faz 2: Donma fazı olarak bilinir. Kişiler yüksek oranda rahatsızlık ve hareketin son noktasında şiddetli ağrı hissederler.
  • Faz 3: Bu evre donmuş omuz evresi olarak bilinir. Kişiler belirgin sertlik ve daha az ağrı hissederler. Artık pasif eklem hareketlerinde de ciddi kısıtlılıklar görülür.
  • Faz 4: Hastalığın iyileşmeye başladığı evredir. Hastaların hareketleri ağrısız şekilde oluşmaya başlar.

Donuk omuzun teşhisi; hastanın şikayetleri, hekim muayenesi ve çeşitli görüntüleme yöntemleri ile konmaktadır.

Fizik Muayene

İlk aşama da omuz ağrılıdır. Hastada ağrının bir hastalıktan mı ya da bir başka problemden ötürü mü kaynaklandığını belirlemek gerekir.

Eklem hareket açıklıklarına bakılmalıdır. Eklem limitlimi veya hasta hareketlerini ağrısız tamamlayabiliyor mu belirlenmelidir.

Sonrasında elle muayene anlamına gelen palpasyon ile yapılardaki hassasiyetler, kas spazmları, ödemli bölgeler değerlendirilmelidir.

Donuk Omuz Tedavisi

Donuk omuz tedavisinde en önemli amaç kaybolan eklem hareketlerinin ve açıklığının tekrar kazandırılmasını sağlamaktır. Çeşitli fizik tedavi yöntemleri, omuz içine uygulanan enjeksiyonlar ve cerrahi teknikler tedavinin genel kapsamını oluşturur. Hastalığın olduğu evreye göre oluşturulan tedavi programları bu dönemde altın standarttır.

Tedavi için ilk basamak donuk omuzun türünü ayırt etmek ve elde edilen sonuca göre hareket etmektir. Bu aşamadan sonra hastalığın fazının belirlendiği ve yapılacaklar hakkında hastaya bilgi verildiği aşama gelir. Bu dönem de hastalar için ev programı, tedavinin olmazsa olmaz parçasıdır ve hastaların şikayetinin azaltılması noktasında oldukça önemli olduğu vurgulanmalıdır. Donuk omuzun erken evrelerinde (evre 1-2) ağrı daha fazladır, hareket kaybı daha azdır.

Soğuk uygulamalar, vücuda zarar vermeyen elektrik akımları ve egzersiz tedavisi tercih edilir. Bunun dışında donuk omuzun 3 ve 4. evresinde olan hastalar için daha çok sıcak uygulamalar, germe egzersizleri, elektrik akımları, evresine uygun egzersiz programı ve hasta için özel olarak oluşturulan ev egzersiz programlarını kapsayacak bir model oluşturulur. Donuk omuz için yeterli tedaviyi almış ancak şikayetler için sonuç alınamamış hastalar için hekim kararıyla cerrahi müdahaleler de yapılabilmektedir.

DONUK OMUZDA CERRAHİ TEDAVİ

En az 6 ay donuk omuz için yeterli tedaviyi almış ancak şikayetler için sonuç alınamamış hastalar için hekim kararıyla cerrahi müdahaleler de yapılabilmektedir. Güvenli ve etkili yöntemlerdir.

Artroskopik Gevşetme

Amaç; donmuş olan omuz yapılarında ki yapışıklıkları önlemektir.

Genel anestezi uygulanan hastaya omuz ekleminde bir açılma yapmadan gevşetilme amaçlanır. Kamera sistemi ile görüntü ekrana gelir. Artroskopik girişimle tedavi sağlanır. Kapalı bir cerrahi şekli olmasıyla enfeksiyon riskini en aza indirdiğinden sıkça tercih edilmektedir. Bunun yanı sıra estetik ve fonksiyonel iyileşmesi daha iyi olduğu düşünülmektedir.

Hidrodilatasyon

Fizik tedavi ve ilaca yanıt alamamanız durumunda doktorunuz bu yöntemi önerebilir. Omuz ekleminize görüntüleme eşliğinde sıvı enjekte edecektir.  Amaç, eklem kapsülünü germek ve daha iyi hareket aralığı sağlamaktır.

Aneztesi Altında Manipülasyon

Genel anestezi altında olan hastaya omuzu tam eklem hareket açıklığına ulaşıncaya kadar hastaya zarar vermeden açma işlemi uygulanır. Ancak bu yöntem kırık ve yırtılmalara yol açabileceğinden riskli ve tehlikelidir.

** Cerrahi kesin bir çözüm değil, tedaviye yardımcıdır.

Birçok hastada cerrahi sonrasında hareket kısıtlılıklarında ve ağrıda bütünüyle rahatlama görülür. Fakat bu zaman alan bir süreçtir. Bu süreçte fizik tedavinin rolü ise unutulmamalıdır. Hastanın zamanla gelişen fonksiyonel yapılarına göre kişiye özel olarak hazırlanan ve belli aralıklarla revize edilen egzersizler ve tedavi yöntemleri ile sonuca ulaşmak mümkündür.

“Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki konuşma butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.”

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Omuz Kas Yırtıkları

Omuz ağrısının popülasyondaki görülme sıklığı %16-21 olarak bildirilmektedir. Bel ağrısından sonra en yüksek görülme oranına sahiptir. Omuz yaralanmaları sportif yaralanmaların içinde karşılaşma sıklığı açısından ilk sıralarda yer alır.

Omuz ekleminin üç boyuttaki hareketi üst ekstremitenin (kolların) fonksiyonel kullanımını sağlar. Omuz ekleminde dengeli hareketin sağlanması için kaslar ve bağlar önemli yere sahiptir. Kemik doku tarafından sağlanan destek yetersizdir. Omuz hareketleri düzenli ve uyum halinde çalışan 5 eklemden oluşmaktadır. Omuz hareketlerinin ağrısız yapılabilmesi için bu eklemlerin düzgün ve uyum halinde çalışması gerekmektedir. Literatüre bakıldığında birçok çeşit omuz kas yırtığı tanımlaması vardır. Bunlardan biri rotator kılıf yırtığıdır. Rotator kılıfın tam kat yırtığı; kasların kemiğe yapıştığı yerin baştan sona yırtılması olarak ifade edilir. İkincil tip rotator kılıf yırtığı tam olmayan (parsiyel) yırtıklardır. Parsiyel yırtıklar rotator kılıfın üst yüzeyinde ve alt yüzeyinde oluşur. Parsiyel yırtıların aşırı yüklenme sonucu oluştuğu görülmektedir. Üçüncü tip rotator kılıf yırtığı ise hücreler arası yırtıktır. Bu yırtıklar bozulmuş tendonun (kasın kemiğe yapıştığı yapılar) üst ve eklem yüzü arasında oluşur.

OMUZ KAS YIRTIKLARINDA TEDAVİ

Omuz ekleminin hem stabilite (dengeli) hem de mobilite (hareketli) görevi olması nedeniyle hazırlanacak olan rehabilitasyon programında bu iki özelliğin mutlaka göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Omuz hastalıklarına göre koruyucu veya cerrahi tedavi yaklaşımları tercih edilebilir. Cerrahi tedavide de koruyucu tedavide de fizyoterapi büyük önem taşır. Doğru fizyoterapi yaklaşımları ile hastaların belirti ve bulgularının azaltılması, fonksiyonelliğinin artırılması hedeflenir. Omuz problemlerinde genellikle en sık karşılaşılan belirti ağrıdır. Özellikle ağrının istirahat, aktivite ve gece sırasında değerlendirilmesi önerilmektedir. Hastanın hangi durumda ağrısının olduğu bize hastalığın tanısı hakkında ve dolayısıyla uygulanmamız gereken fizyoterapi yaklaşımı hakkında bilgi verir. Eğer hastanın gece ağrısı varsa bu inflamasyonun (iltihaplanma) göstergelerinden biridir ve tedavide iltihaplanmayı artıracak uygulamalardan uzak durulması gerekmektedir.

Fizyoterapi yaklaşımlarında özellikle; sıcak/soğuk uygulamaları, elektroterapi uygulamaları ve manuel terapi uygulamaları tercih edilmektedir. Özellikle hastanın gece ağrısı varsa inflamasyonun azaltılması amacıyla soğuk uygulama tercih edilmelidir.

Rotator kılıf yırtıklarında, tamir edilen dokunun korunması rehabilitasyonun öncelikli hedeflerindendir. Özellikle erken dönemde aktif hareket ile tamir edilen bölgeye stres bineceğinden çok dikkatli olunmalıdır. Hastalar 1-4 haftalar arasında pasif eklem hareketleri sonrasında 4-6 haftalar arasında aktif yardımlı egzersizler, 6-8 haftalar arasında aktif harekete başlamalıdır.

Dokunun iyileşmesinin zamana bağlı olarak meydana gelmesi sebebiyle rehabilitasyon 6 fazdan oluşur.

  • Faz 1 (1-10 gün): Maksimum koruma fazıdır. Hasta 5-7 gün omuz askısı ile immobilize (hareketsiz hale getirmek) edilir. Sıcak uygulamasından kaçınılmalıdır. Buz uygulaması ödem ve ağrıyı kontrol altına almak için kullanılabilir.
  • Faz 2 (10 gün-3 hafta): Bu fazın amacı işlev bozukluğunu ve ağrıyı azaltmaktır. 10. günden itibaren erken pasif harekete başlanmalıdır. Mobilizasyon teknikleri ile dokunun yeniden gelişimi desteklenir.
  • Faz 3 (3-6. Hafta): Orta koruma fazıdır. Bu fazda hastaların dinlenme sırasında omuz ekleminde ağrı ve hassasiyet azalmıştır. Yumuşak doku mobilizasyonu, posterior kapsül germe, aktif-yardımlı ve aktif eklem hareketine başlanır.
  • Faz 4 (6-12 hafta): Geç koruma fazıdır. Bu fazda hassasiyetin azalması, yırtık bölgesindeki hareketliliğin artması ve omuz hareketlerinin normal sınırlarda olması beklenir.
  • Faz 5 (12-16 hafta): Minimal koruma fazıdır. Bu evrede çok tekrarlı sınırlama olmaksızın yapılan eklem hareketi yırtık bölgesindeki dokunun olgunlaşmasını sağlar. Manuel teknikler uygulanarak kısıtlılığın kalmaması amaçlanır.
  • Faz 6 (16 hafta ve sonrası): Fonksiyona dönüş fazıdır. Genellikle 16. Haftada eğer hareketlerde anormal patern ve ağrı yoksa fonksiyonel faza başlanır. Egzersizlerde daha fazla fonksiyonellik ve maksimal efor istenir.

“Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki konuşma butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.”

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

WhatsApp chat