Menisküs Yaralanmaları

Menisküs Nedir?

Menisküs; diz ekleminde bulunan ‘C’ şeklinde konumlanan ve açık kısımları birbirine bakan kıkırdak dokulu bir yapıdır. Bu yapı diz eklemini oluşturan uyluk ve kaval kemikleri arasında, bir adet iç kısımda iç (medial) menisküs, bir adet dış kısımda dış (lateral menisküs olmak üzere her iki dizde de bulunur.

Diz eklemi vücut ağırlığının taşınmasında önemli bir rol üstlenir. Dize gelen yüklerin, bacağın üst kısmından alt kısmına dengeli bir şekilde taşınması ve aktarılması ise bu lastiksi yapıdaki menisküsler sayesinde olur. Menisküsler bir conta görevi görerek, kemiklerin birbirine sürtünerek hasar görmesini engeller.

Menisküs problemleri; sıklıkla sporla uğraşan bireylerde görülebileceği gibi spor dışı sıradan aktiviteler sırasında da görülebilir. Ayak yerde sabitken gövdenin diz üzerinde ani dönüşü, dize alınan darbe, tekrarlanan diz bükme hareketleri genç yaşta menisküs kopma ve yırtıklarına yol açabilir. 40 yaş üstü kişilerde ise; zaman içinde menisküslerin yapısının kalitesinde azalma, fazla kilo, kireçlenme gibi nedenler basit bir çömelme hareketinde bile menisküs hasarına sebep olabilir.

Oluşan bu yırtıklar ani travmalardan çok tekrarlayıcı travmalar yüzünden oluşurlar. Menisküslerin kan damar yapısı içermedikleri için beslenmeleri zayıftır ve bu yüzden menisküs yırtıkları kolay kolay iyileşmezler.

Oluşan yırtıklar tibia plato yüzeyine paralelse “horizontal yırtık”, dikse “vertikal yırtık” olarak adlandırılır. Vertikal yırtıklar menisküsün orta kısmına doğru uzanıyorlarsa “radikal yırtıklar”, ön arka planda uzunlamasına büyüyorlarsa en sık görülen “longitudinal yırtıklar” oluşur. Longutidunal yırtıklar menisküsün arka kısmından başlayıp öne doğru ilerliyorsa “kova sapı yırtığı” oluşur. Halk arasında daha yaygın bilinen bu yırtık tipi, menisküs semptomlarının en tipik bulgusu kilitlenmelere neden olur.

Menisküs zedelenmelerinde ilk bulgu; dizde ağrının oluşmasıdır. İlk başlarda çok şiddetli olmayan ağrı, merdiven inme ve özellikle çıkma sırasında, eğilip kalkma hareketinde, namaz kılma sırasında şiddetini artırır. Eklem içinde sıvı birikmesiyle ağrıya şişlik de eşlik edebilir. Hasarın şiddetine göre; yürürken dizde boşalma hissi, kilitlenme, takılma sesi ve eskiye kıyasla hareket kısıtlanması gözlemlenebilir. Ayrıca bu yaralanmaya çapraz bağların da hasar görmesi eklenmiş olabilir. Bu durumda doktorun fiziksel muayenesi ve MR tetkikiyle yırtığın boyutu saptanır.

Menisküs Ameliyatı (Cerrahisi)

Parsiyel menisektomi: sağlıklı kısımların bırakılıp yırtılmış parçanın çıkartılmasıdır.

Total menisektomi: tamiri mümkün olmayan ve parsiyel menisektomi yapılamayan yırtıklar da menisküsün tamamı çıkartılır.

Menisküs tamiri: iyileşmeye olanak tanıyan ve iyileştikten sonra fonksiyonelliğe dönebilecek yırtıklarda uygulanır. Menisküs tamir işlemi yapılacak hastalara karar verilirken genç ve menisküsün periferinde (dışa yakın kısımlarda) yırtık olması göz önüne alınır.

Menisküs cerrahileri açık veya kapalı (artroskopik) olarak yapılabilir.

Menisküs fonksiyonlarının öneminin anlaşılması ile beraber menisektomi (menisküsün çıkarılması) sonrası dizde oluşabilecek yapısal değişiklikler nedeniyle günümüzde artık tamamen çıkartmak yerine yırtılan kısım çıkarılmakta ya da tamir edilmektedir. Hatta bazı durumlarda  menisküsler kendiliğinden iyileşebilmekte veya semptom vermemektedir. Bu durumda cerrahi yerine konservatif tedavi yaklaşımları denenebilir.

Menisküs Konservatif Tedavi

Akut dönemde bacak hareketleri kısıtlanıp, dinlenme, buz kompresi, elastik bandaj ile sargı ve dizi vücut seviyesinden yüksekte tutarak (dizin altını yastıkla yükselt) ağrı ve şişliğin azalması beklenir. Bu süreçte birey dize binecek yükü koltuk değnekleri kullanarak azaltır. Dizin aşırı hareketini ve yaralanmanın ilerlemesini önlemek ve ağrıyı azaltmak için ortez kullanılır.  İyileşene kadar spor ve aktivitelerde dize binen yükü azaltacak şekilde düzenlemeler yapılır.

Diz için yapılan tüm egzersiz programları ağrı sınırları içinde ve hastanın durumuna uygun olarak yapılmalıdır.

Doktor tarafından reçete edilen anti-enflamatuar ve analjezikler kullanılmaya başlanır.

Menisküs Ameliyatı  Sonrası Fizik Tedavi

Uygulanacak olan rehabilitasyon programı yapılan cerrahi şeklinin menisektomi mi yoksa tamir mi olduğuna göre değişmektedir. Total menisektomide menisküs dokusunun tamamı çıkartıldığı için korunmak istenen bir doku yokken tamir sonrası korunması gereken bir doku vardır.

Menisektomi cerrahisi sonrasında ağrı ve ödem kontrolü sağlandıktan sonra hareket açıklığı kazanılarak, hastanın tolere edebildiği ölçüde hareketlendirmeye başlanır. Oluşabilecek atrofiyi önlemek ve kas kontrolü amacıyla kuvvetlendirme, denge ve propriosepsiyon egzersizleri programa eklenir. Hasta sporcu ise fonksiyonel ve spora özgü hareketlere ilerleyen dönemlerde geçilir.

Yapılan cerrahi işlem menisküs tamiri ise öncelikli olarak ağrı ve ödem kontrolü ile beraber 4-6 haftalık bir koruma dönemi sonrasında  fizyoterapistin kişiye özel olarak oluşturacağı rehabilitasyon programı uygulanır. Programa hareket açıklığı, propriosepsiyon, denge ve kuvvet egzersizleri uygun bir şekilde dahil edilir. Hasta sporcu ise spora özgü egzersizlere terapist eşliğinde başlanır. Düzenli bir programla spora dönüş 4-5 ay içinde sağlanabilir

Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki konuşma butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Ön Çapraz Bağ Yaralanmaları

Diz eklemini oluşturan; uyluk kemiği, kaval kemiği ve diz kapağını birbirine bağlayan, diz ekleminin stabil kalmasını sağlayan; ön ve arka çapraz bağlar, iç ve dış yan bağlar olmak üzere 4 önemli ana bağ vardır.

Ön ve arka çapraz bağlar diz ekleminin ortasında bulunmakta ve birbirlerini çaprazlayarak X şeklini aldıkları için bu isimle anılmaktadırlar. Ön çapraz bağ (ÖÇB); dizin kontrolsüz şekilde öne doğru kaymasını engellerken arka çapraz bağ(AÇB); dizin geriye doğru yer değiştirmesini önler. İç ve dış yan bağların da dizin içe ve dış yana kaymasını engellemesiyle koordineli bir yürüyüş sağlanmış olur. Dizi dışardan gelen ani darbeler, dönüşler ve fazla yüklenmelere karşı koruyarak mekanik stabilite sağlar. Dize sağlamlık hissi vermesinin yanında derin duyu dediğimiz dizin propriosepsif girdilerinde de büyük rol oynar.

Dizde en sık karşılaştığımız yaralanmaların başını ön çapraz bağ yaralanmaları alır. Genelde önlenemez kazalardır ve tamir gerektirirler. Sıklıkla basketbol, futbol, kayak gibi sportif bir aktivite sırasında sabit ayak üzerinde, gövdenin ani şekilde dönmesi (koşarken ani yön değiştirme) sırasında, arkadan itilme anında, yüksekten düşme, dize direk darbe durumlarında kopma meydana gelir. Sıklıkla diğer bağ ve menisküs yaralanmaları eşlik eder bu duruma. Anatomik pozisyonlarından ve benzer görevlerinden dolayı daha çok iç yan bağ ve iç (medial) menisküs eşlik eder.

Doğuştan yaygın bağ gevşekliği de varsa bu kopma riski artabilir. Ayrıca kadın sporcularda kas güçlerinin ve bağların gevşeklik durumunun erkeklerden farklı olması gibi yapısal özelliklerinden dolayı %2-10 oranında erkek sporculara göre daha fazla oluşabilmektedir.

Uyluk grubu kaslarının güçlü olması ve sporda kullanılan doğru ekipmanların kullanılması yaralanma riskini minimuma indirir.

Ciddiyetine göre 3 derecede incelenir:

  1. Derecece: En az bağ hasarı ile birlikte ağrı
  2. Derece: Daha fazla bağ hasarı ve eklemde boşalma hissi
  3. Derece: Bağda tam kat yırtık ve eklem stabilitesi bozulmuştur.

Ön çapraz bağ yaralanmalarında; ilk olarak ciddi bir ağrı ve birkaç saat içinde şişme meydana gelir. Hatta bazı yaralanma anlarında bağdaki kopma sesi duyulabilir. Hareket kısıtlılığı ve topallama görülür. Akut dönem geçtiğinde şişlik ve ağrı hissi azalır. Bunun yerini yürürken dizde boşalma hissi, yürüyüş sırasında dizi kontrol edememe, merdiven inmede güvensizlik yaşama, koşamama gibi belirtilere bırakır. Bu şikayetlere ek ağrı devam edip, dizde kilitlenme hissi varsa menisküs yırtığının da ön çapraz bağ yaralanmasına eşlik etmiş olabileceği düşünülür. Genellikle ilk iki gün en kötü halini alır ve sonrasında azalmaya başlar.

Yaralanma sonrası ilk müdahale olarak kişinin bacağa yük vermesi kısıtlanıp, buz ve elastik bandaj ile sargıyla ağrı ve şişliğin azalması sağlanmalıdır.

Doktorun dizin stabilitesini değerlendiren fiziksel muayenesi sonrası, eklemi oluşturan kemiklerde çatlak veya kırık tespiti için röntgen ve bağ yaralanmasında kesin tanı için MR tetkikiyle ön çapraz bağ yaralanmasının evresi saptanır.

Kullanılan değerlendirme testleri:

  1. Öne Çekmece Testi
  2. Lahman Testi
  3. Pivot Shit Testi
  4. KT1000-2000 gibi testler hekim tarafından fizik muayenede kaval kemiğinin öne doğru bir hareketi olup olmadığını anlamak amacıyla yapılmaktadır. Sağlıklı ve objektif bir ölçüm için testler her iki dizde yapılıp karar verilir.

ÖN ÇAPRAZ BAĞ AMELİYATI (CERRAHİSİ) 

Yırtılan bir ön çapraz bağın kendini yenileme ve iyileşme yeteneği sınırlıdır. Bu yüzden;

*Genç bireylerde,

*Aktivite düzeyi yüksek spor yapan bireylerde,

*Ön çapraz bağ dışında başka bağ ve menisküs yırtıkları eşlik eden bireylerde cerrahi uygulanması uygundur. Akut dönemde yüksek düzey spor yapan bireylerde ameliyat hemen yapılması gerekirken, aktivite düzeyi düşük genç bireylerde cerrahi için 3 hafta beklemek daha uygunudur. Kronik dönemde ise ameliyat herhangi bir süreçte yapılabilir.

Bağın tamiri için kullanılan greftler otogreft (kendi vücudundan elde edilen bağlar) veya allogreft (kadavra veya başka bir kişiden elde edilen bağlar) olabilir. Sık sık hamstring ve patellar tendon greftleri kullanılmaktadır.  Cerrahın tercihine göre “Tek demet, Çift demet, Anatomik tek demet “ön çapraz bağ tamiri yapılabilir. Son zamanlarda biyomekanik üstünlüğü fark edilen çift demet tekniği geliştirilmesine rağmen en yaygın olarak tek demet kullanılmaktadır. Ameliyat sonrası en sık karşılaşılan komplikasyon greft alınan bölgede ağrı ve kanama oluşmasıdır.

ÖÇB cerrahileri başarı oranları %80-90 civarındadır.

*Ön çapraz bağda kısmi yırtık oluşmuşsa ve kişinin aktif bir yaşam tarzı yoksa cerrahi tedavi önerilmeyebilir.

Cerrahi tekniklerinin gelişmesi ile fizyoterapi protokolleri de hızlanmaya başlamıştır.

ÖN ÇAPRAZ BAĞ AMELİYATI (CERRAHİSİ) SONRASI FİZİK TEDAVİ

Rehabilitasyon protokolleri hastaya, hastalığın durumuna göre modifiye edilmelidir. Spora veya aktiviteye mümkün olduğu kadar erken dönüş sağlanmalı fakat zamanından önce dönüldüğünde yaralanmanın kötüye gidebileceği unutulmamalıdır. Tedavi gün ve haftaya göre değil dizin iyileşme sürecine ve kişiye göre ilerler.

Rehabilitasyon süreci cerrahi sonrasında en erken dönemde hastane ortamında başlanmalıdır. Öncelikli olarak hasta eğitimi verilir. İlk 48 saat her saat 15 dakika, devamında günde en az 3-4 kez 15 dakika buz uygulaması öğretilir. Açı ayarlı dizlik başlangıçta 0 derecede kilitli daha sonra açı artırılacak şekilde, ilk gün çift koltuk değneği ile yürüme eğitimi verilmelidir. En geç 3 hafta sonunda hasta ayağına tam yük vermelidir.

Yatak içi pasif, aktif eklem hareket açıklığı ve mobilisazyon egzersizleri ile başlayan program fizyoterapist eşliğinde ilerler. En erken dönemden itibaren başlangıçta oturarak devamında ayakta durarak propriosepsiyon egzersizleri programa eklenmelidir. Erken dönemde hasta yapabildiği egzersizleri açı ayarlı breysini kullanarak yapmalıdır. Terapist hastanın durumuna göre tedaviye dizin ön ve arka grup kaslarını içeren germe ve kuvvetlendirme egzersizlerini ekler. Koruma dönemi sonrası ayakta kuvvetlendirme ve denge egzersizleri dâhil edilir. İleri kuvvetlendirme dönemi sonrasında spora dönüş çalışmalarına başlanır. Spora özel egzersizler ile beraber spora dönüş performans testleri sonuçlarına göre kişi aktif spor yaşamına döner.

Fizyoterapist kontrolünde yapılan doğru bir rehabilitasyon programı ile kişiden kişiye değişmekle beraber yaklaşık 6 ayda aktif spor yaşantısına dönülebilir.

“Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki konuşma butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.”

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.