İnme Nedir?

İnme, beyin damar kanaması veya tıkanıklığı sonucu meydana gelen bir hastalıktır. İnme sonrasında; hareket kaybı, kas kuvvet kaybı, his bozukluğu, denge kaybı, konuşma bozuklukları ve düşünsel fonksiyon kaybı ve görme problemleri gözlenebilir. Dünya sağlık örgütü (WHO) inmeyi damarsal kaynaklı, 24 saatten uzun süren, ölüme yol açabilen beyinsel fonksiyonların bozulması sonucu hızla gelişen yaygın bir klinik tablo olarak tanımlar.

Bir diğer inme nedeni de beyin içindeki damarların yırtılarak beyin içine kan dolması sonucu ortaya çıkan kanayıcı hemorajik inme denir. Nedeni genellikle yüksek tansiyondur. İnmelerin %15’ini oluşturur

İnme, yüksek orandaki sıklığı ile toplumun büyük kısmını etkileyen ve hayatta kalan kişilerde engelliliğe yol açan önemli bir sağlık problemidir.

İnme geçirenlerin %70 i 65 yaşın üzerindedir. İnme riski, 55 yaşından sonra her on yıl için iki kat artar. Erkeklerde görülme sıklığı kadınlara göre iki kat fazladır. Ülkemizde inme geçiren hastaların ortalama yaşı 62.3 tür.

Yaşam tarzı, beslenme alışkanlığı inme için risk faktörüdür. Diyabet hastalarında inme geçirme riskinin 2 ila 6 kat arttığı gözlenmiştir. Sigara içenlerde ise bu risk iki kat fazladır; sigara bırakıldıktan sonra 5 yıl içinde içmeyenlerle aynı riske sahip olurlar. Uyuşturucu kullanımı inme riskini 7 kat arttırır.

İnme sonrası görülen başlıca problemler şunlardır: Denge problemleri (oturma ve ayakta durma dengesi), düşme korkusu, yazmada güçlük, güç kaybı, istemsiz kas tonusunda artış (spastisite), postür bozukluğu, eklem hareket açıklığında azalma, yutma güçlüğü, mesane problemleri, dolaşım problemleri, ağrı, ödem, kemik erimesi (osteoporoz), cilt bütünlüğünün bozulması, yüksek kan basıncı, yorgunluk, uyku problemleri, kardiyak problemler, cinsel problemler, depresyon.

Geçici iskemik atak nedir? Felç (inme) ile arasında ne fark vardır?

Beyin damarlarındaki tıkanma veya kanamaya bağlı olarak etkilenen beyin bölgesine yeterli kan gitmez, kısa bir sürede o bölgedeki hücreler ölür. Buna bağlı olarak da vücudumuzla ilgili bazı fonksiyon bozuklukları görülür. Bunlar en sık olarak konuşma bozukluğu, vücudun bir yarısında güçsüzlük ve hissizlik, tek veye her iki gözde görme kaybı, veya geçici körlük, çift görme, dengesizlik şeklinde karşımıza çıkar.

Bu bulgular 24 saatten uzun sürdüğünde inme, daha kısa sürerse geçici iskemik atak (GİA) diyoruz.

İnme (Felç) Sağ Taraf ve Sol Tarafın Etkilenimi

Beynimizin sol tarafı vücudumuzun sağ tarafını, beynimizin sağ tarafı ise vücudumuzun sol tarafını kontrol eder. İnmede beynin sol tarafı hasar görmüşse vücudun sağ tarafı, sağ tarafı hasar görmüşse vücudun sol tarafı etkilenir.

SOL TARAF FELÇ

Vücudun sol tarafı etkilenen hastalarda sıklıkla hareketlerin algılanmasında zorluk, görsel hafıza kaybı ve sol tarafı ihmal etme ile karşılaşılır. Almanya’da yapılan bir araştırmada sol taraf felç geçiren hastalara cin ali çizdiriliyor. Sonuçlarına bakıldığı zaman hastaların cin alinin sol kol ve bacağını çizmediği görülüyor! İnmede, Türkiye’de görülen en büyük problemlerden biride tam olarak bu olaydır. Hastanın yatağını, felçli tarafı hep duvar kenarına gelecek şekilde konumlarlar. Buda hastanın zaten ihmal ettiği tarafı daha çok yok saymasına sebep olur. Olması gereken hastanın felçli tarafını odanın içine katmaktır. Televizyonu o taraftan izlemeli, misafirlerle o taraftan iletişim kurmalı, yiyecek ve içeceklerin o taraftan verilmelidir. Buna da CROSS FASİLİTASYON denir ve felçli hastanın felçli tarafının farkındalığını arttırır. Böylelikle oturma ve ayakta durması dengesi gelişir. Yürümeye geçiş hızlanır (Bu teknik sağ ve sol taraf felçli hastalar için de uygulanabilir.) Genellikle hastalar konuşmada problem yaşamazlar. Düşünmeden hareket eder ve günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirirken zorluk yaşarlar. Bazı hastalar etkilenen tarafı tamamen reddeder. Şiddetli vakalarda rehabilitasyon daha zordur. Hastalar genellikle erken taburcu olmak ister ve kendi durumunun farkında değildir.

SAĞ TARAF FELÇ

Vücudunun sağ tarafı etkilenmiş hastalar iletişim ve konuşma yeteneklerini kaybedebilirler. Yutma bozukluğu ve buna bağlı gelişen yemek problemlerine dikkat edilmelidir. Bu konuda konuşma ve yutma terapistlerinden yardım alınmalıdır. Algı ve görsel hafıza bozulmamıştır ve öğrenmeye devam edebilirler. Öğrenilmiş olan davranışlar sırası ile tekrar öğretilmeli ve tekrarlanmalı. Hastalarla kısa ve net cümleler ile iletişim kurulmalıdır.

Evde Nörolog Muayenesi İçin Bilgi ve Randevu

İNME (FELÇ) SONRASI FİZİK TEDAVİ 

Tıkanıklığa bağlı inmeler 48 saat içinde, beyin kanamasına bağlı inmeler ise beş gün içinde rehabilitasyon yönünden değerlendirilmeli. Erken dönemde hastanın uyanıklığı, algısal durumu, yutma ve yatak yaraları yönünden hasta kontrol edilmeli. Mesane ve bağırsak bakımı ile hastanın hareketliliğine önem verilmelidir. Hareketlilikle birlikte hastaların çevresiyle olan iletişimi kolaylaşır.
inme geçiren hastalarda pozisyonlama çok önemlidir. Pozisyonlamalar akut dönemde hastanın iyileşme mekanizmasını destekleyecek şekilde olmalıdır. Bunu bilen ve doğru uygulayacak kişi fizyoterapistlerdir. Sırt üstü, sağa ve sola çevirme teknikleri farklıdır. Ayrıca oluşabilecek  yatak yarasını önlenmenin tek yolu doğru pozisyonlama ile mümkündür. Bu pozisyonlamalar ilk seansta fizyoterapistler tarafından aileye öğretilmelidir. Boşaltım sistemi problemi çeken hastalarda bası yarası oluşma riski daha fazladır. Uygun pozisyonlama kan dolaşımını da iyi yönde etkiler.

İnmeli hastaların çoğunda başlangıçta görülen ağır nörolojik kaybın fizik tedavi ile belirgin bir şekilde düzeldiği görülmektedir. Bunun için detaylı değerlendirme şarttır. Reflekslerin varlığı kontrol edilmelidir. Bu refleksler kullanılarak hareket kabiliyeti kazandırılır. İyileşme derecesi beyinde etkilenen sinir hücre sayısına göre hastadan hastaya farklılık gösterir. İnme hastalarında hasar görmüş beyin bölgelerinin işlevlerini beynin farklı bölgeleri üstlenir. Buna nöroplastisite denir. Nöroplastisite eğitim ise fizyoterapist tarafından gereken nöro-gelişimsel yaklaşımlar ile sağlanır.

İnmede ilk altı ay iyileşmenin en hızlı olduğu dönemdir. Bu yüzden olabilecek en erken dönemde tedaviye başlanmalıdır. Alınan tedavide hastanın uzman fizyoterapistler tarafından mutlaka ayağa kaldırılması gerekmektedir. İnsan vücudunun muazzam hareket yeteneğine sahip olmasını kas, kemik ve eklemlerin üzerindeki milyonlarca reseptörler sağlar. Tedavide kasların hareket etmesi, kemik ve eklemlerin üzerine yük verilmesi ile  bu reseptörler uyarılır ve beynin iyileşme mekanizması tetiklenir. Ağırlık aktarmaya yani yük vermeye aproksimasyon denir. Bu işleme olabilecek en erken dönemde başlanmalıdır. Tedaviyi yapan uzmanların bu teknikleri muhakkak uygulaması gerekir. Sadece el ve ayağı hareket ettirerek sonuç almak imkansızdır. Tedavinizi yapan kişiden beklentiniz bunlar olmalıdır. Aksi vakit kaybıdır ve en önemli iyileşme dönemi olan ilk altı ayı kaçırmak demektir.  Size yapılan tedavi hakkında bir bilginiz olmayabilir, uygulanan işlemleri anlamıyor olabilirsiniz bu konuda alanında uzman ekibimize danışabilirsiniz.

Felçli hastanızın evinizde ücretsiz değerlendirmesi için başvuru yapabilirsiniz. Bu hizmetimiz e-fiziktedavi gönüllü fizyoterapistleri tarafından sağlanmaktadır.

FELÇ TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIKTIR.

İnme sonrasında aktif rehabilitasyon programına başlanması çok önemlidir, en kısa sürede hastanın rehabilitasyon kliniğine götürülmesi gerekir. Eğer götürülme olanağı yoksa evde fizik tedavi için destek alınmalıdır.

Evde Fizik Tedavi İçin Bilgi ve Randevu

İNME(FELÇ)’DE AYNA TERAPİ ( miror visual feedback therapy)

Ayna terapi : beynin frontal ve parietal loblarında bulunan “ayna nöronlar” olarak adlandırılan hücrelerin rehabilitasyona entegre edilmesi ile ortaya çıkmıştır. Bu sinir hücreleri gözlemci ve gözlenenin aynı sinir hücrelerinin devreye girebilmesini sağlayarak, empati yapmayı sağlar. Yokluğunda ise otizm ve empati eksikliği gibi problemlere neden olabilmektedir.

Ayna terapi motor çıkış ve duyu girişleri arasındaki uyumu restore ederek hareket eder. Sağlam kol ve bacağın ayna görüntüsü kullanılarak beyinde bir illüzyon yaratılır. Kişi aynadan sağlam tarafın hareketlerini izlerken de bu ayna nöronlar ateşlenir ve aynadaki görüntüsünün ağrılı ya da paretik tarafı olduğunu düşünür. Bunun sonucunda sağlam diğer tarafının çalıştırılması ile sorunlu olan bölgesini tedavi etmiş olur.

1922 yılında Ramachandran ayna terapiyi fantom ağrısı (santral başlangıçlı kronik ağrı) ve stroke (felç) sonrası hemiparezi de kullanmıştır. Günümüzde kullanım alanları ise

  1. Fantom ağrısı
  2. Kompleks bölgesel ağrı sendromu tip 1
  3. Elde periferik sinir yaralanmaları sonrası gelişen ciddi hiperestezi
  4. İnme sonrası motor fonksyon geliştirilmesi

“Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki çevrim içi sohbet butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.”

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

1
Yorumlar

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Serkan Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Serkan
Ziyaretçi
Serkan

Çok ilgili bir site. Saat 23:00 te bile yazdıklarıma cevap aldım. Numaramı bıraktım arayacaklarını söylediler. Bu sitede emeği geçenlere çok teşekkürler.