Böbreklerde bulunan nefronlardaki (Böbrek hücreleri) ilerleyici yıkımın sonucu olarak glomerüler filtrasyon hızında (GFR) kalıcı azalmayla karakterize bir durumdur. GFR değeri 80 ml/dk’nın altına düştüğü takdirde böbrek yetmezliği ortaya çıkar. Eğer bu değer düzeliyorsa akut böbrek yetmezliğidir, geri dönüşü vardır. Fakat bu değerler etrafında seyreden bir tablo varsa ilerleyici bir durumdan kronik böbrek yetmezliğinden söz edilir. Sonuç olarak sıvı–elektrolit dengesinde bozulma ve metabolik–endokrin fonksiyonlarda kronik ve ilerleyici bozulma görülebilir.

Hastalığın seyrini izlerken glomerüler filtrasyon hızı (GFR), serum kreatinin ve üre değelerine bakılır.

Glomerüler Filtrasyon Hızı: Böbreklerin süzme yeteneğini belirler. Gelen plazmayı filtre ederek proteinsiz kısmını diğer sistemlere iletir.

Normal değerleri: Erkek — 130 + 18 ml/dk1,73 m2

                                       Kadın — 120 + 14 ml/dk/1,73 m2

Serum Kreatinin: Kas kasılmasında rol alır.

Artışında kas kasılmasındaki metabolizma bozulur ve diyalizi başlatma riski artar.

Yaş, cinsiyet, kas kitlesi, renal fonksiyonların stabilitesi göz önünde bulundurularak yorumlanır.

Gebelerde, normal değerlere kıyasla daha düşüktür.

40 yaşından sonra artmaz.

Erkeklerde %10 kadar daha yüksektir.

Normal değer: 08-1,4 mg/dl

Normalin üst sınırı: 5 yaş — 0,6 mg/dl

40 yaş — 1,2 – 1,3 mg/dl

Üre: Karaciğerde sentezlenir, protein alımı arttıkça üre değeri de artar. Üre ya da BUN (kan üre azotu) olarak ölçülür. Normal değer: 7-20 mg/dl

Kreatinin Klirensi: Glomerüler filtrasyon hızını belirlemede kullanılan bir böbrek fonksiyonunu değerlendirme testidir. Bir dakikada kreatininden temizlenen plazma hacmini ifade eder. Normal değer aralığı genelde 90-120 mL/dk’dır.

Kreatinin klirensinin azalması böbreklerde bir problem olduğuna işaret eder.

Kronik Böbrek Yetmezliği Hastalığı Evreleri:

Evre 1 – Böbrek hasarı vardır: Böbrek fonksiyonları henüz bozulmamıştır. Üre ve kreatinin değerleri normaldir.

Evre 2 – Böbreklerin %60-90’ı çalışır: Belirgin bir şikayet yoktur. Üre, kreatinin değerlerinde belirgin bir artış gözlenmez.

Evre 3 – Böbreklerin %30-60’ı çalışır: Üre, kreatinin değerlerinde artış görülür. Kansızlık, kemik ağrıları, halsizlik, ödemler görülür.

Evre 4 – Böbreklerin %15-30’u çalışır: Böbrekle ilgili tüm değerlerin bozulduğu görülür.

Evre 5 – Böbrekler %15’ten daha az çalışır: “Son dönem böbrek yetmezliği” olarak adlandırılır. Bu evrede hasta ya diyalize alınmalıdır ya da böbrek nakli gerçekleşmelidir.

Diyabetik nöfropati, hipertansif nefroskleroz, glömerülonefrit, intestisyel nefrit, polikistik böbrek hastalığı, anemi, genetik faktörler gibi nedenlere bağlı olarak oluşabilmektedir.

Kilo kaybı, mide bulantısı, kusma, yorgunluk, baş ağrısı, vücudta görülen düzensiz kasılmalar başalangıçta görülebilecek semptomlar arasında sayılabilir.

Normalden farklı idrar miktarı (Artmış/azalmış), geceleyin idrara çıkma ihtiyacı, idrarda kan, dikkatte azalma, kas krampları, el ve ayaklarda azalmış duyu ilerleyen dönemlerde görülebilmektedir.

Bulgular:

Tansiyonda hafif ya da şiddetli bir artış olur.

Nörolojik muayenede polinöropatiler görülebilir.

Yapılan tahlillere göre idrarda protein artışı görülür.

Kreatin ve BUN seviyesinde düzenli artış görülür.

Ürede artış görülür.

Kreatin kleransı düzenli olarak artar.

Hastalığın İlerleyişini Etkileyen Faktörler:

Yaş: Yaşlılığa bağlı olarak hastalığın ilerleme hızı artmaktadır.

Cinsiyet: Erkeklerde daha sık görülür.

Genetik: Diyabete bağlı olan ya da olmayan nefropatiler genelde kalıtsal bir eğilim gösterir. Araştırmacılar tarafından ailede hipertansiyon ya da kalp rahatsızlığının varlığı, diabete bağlı nefropati gelişmesini etkilediği açıklanmıştır.

Proteinüri: İdrarda yüksek miktarda bulunan protein.

Lipidler: Diyabete bağlı ya da bağlı olmaksızın oluşan nefropatilerin gelişiminde yüksek yağ miktarının bir risk faktörü olduğu bilinmektedir.

Hipertansiyon

  • Sigara
  • Diyabet
  • Depresyon
  • İnsülin direnci
  • Beslenme: Beslenme düzeni ile vücuda alınan tüm vitamin, mineral, yağ, protein dengesi sağlanmasına yardımcı olur.

Böbrek fonksiyonlarının bozulduğunun göstergelerinden biri idrarı süzme yeteneğinin azalmasıdır. Böylece kişideki metabolik ritim bozulur ve hastalarda gece idrar kaçırma semptomları ortaya çıkar. Kronik böbrek yetmezliği hastalarında su, sodyum ve potasyum dengeleri hemen hemen korunur alt limit ve üst limit sınır değerleri azalır.

Normalde sağlık bir insan, içtiği iki litre sıvıyı vücuttan kolaylıkla ve kısa sürede atabilirken, kronik böbrek yetmezliği olan bir kişide bu durum vücudunda ödem artışına ve dolayısıyla nefes darlığına yol açabilir. Ayrıca tuzsuz diyet yapan kronik böbrek yetmezliği olan bir hasta vücudundaki suyu tutmaya eğilimli olduğu için, vücuttaki tuzu sağlıklı bir kişiye göre daha hızlı kaybeder ve sodyum değerlerinde azalma görülür.

Görülebilecek komplikasyonlar şöyle sıralanabilir:

Metabolik Komplikasyonlar:

  1. Karbonhidrat intoleransı: Tiroid ve parathormon çok fazla çalışır, hipokalsemiye (kalsiyum eksikliği) yol açar.
  2. Yağ ve protein metabolizmaları etkilenebilir.
  3. Endokrin hastalıklar: Hiperparatiroid,

                                                Büyüme geriliği,

Hipogonadizm (Cinsiyet hormonlarının yetersizliği),

Libido azalması,

Malnütrisyon (Vücut ağırlığının, yağ oranının düşmesi).

İskeletal Komplikasyonlar:

  1. Osteomalazi: Vücutta, D vitamininin azalmasıyla kasların güçsüzleşmesi ve kemiklerde kırılganlık başlaması.
  2. Osteoskleroz: Kemik dokunun aşırı sertleşmesi
  3. Osteoporoz: Kemik erimesi
  4. Kemik büyümesinde bozulma

 En sık karşılaşılan iskeletal problemlerden biri kemiklerdeki mineral azalmasına bağlı oluşan yaygın kemik ağrısı ve daha çok kaburgalarda görülen spontane gelişen kırıklardır.

Nörolojik Komplikasyonlar: Koma, konuşma bozuklukları, uyku bozuklukları, demans, polinöropati, kramp, konsantrasyon bozuklukları, yorgunluk, huzursuz bacak sendromu, ani kasılmalar, tremor (kısa süreli titremeler)

Hematolojik Komplikasyonlar: Hastalarda çabuk yorulma, halsizlik, cilt renginde solukluk görülür, anemiye işarettir. (Demir eksikliği, B12 eksikliği, folik asit eksikliği)

Kardiyovasküler Komplikasyonlar: Hipertansiyon açığa çıkar ve sonuçta fonksiyonlarını yerine getiremeyen böbrek yeterli sodyumu vücuttan atamadığı için vücuttaki su miktarı artar.

Pulmoner Komplikasyonlar: Vücuttan atılamayan sıvının aşırı birikimine bağlı olarak akciğerlerde ödem oluşabilir.

TEDAVİ

  1. Diyaliz —– a) Periton (Karın) Diyaliz   b) Hemodiyaliz (Makine diyalizi)
  1. Böbrek Nakli

Kronik Böbrek Yetmezliğinde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon

Kronik böbrek yetmezliği tanısında uygulanan ve fizyoterapist-doktor eşliğinde hazırlanan rehabilitasyon programı diyalize giren hastaların;

Egzersiz kapasitesini ARTTIRIR.

Fiziksel fonksiyonel yeteneğini ARTTIRIR.

Kas gücünü ARTTIRIR.

Fonksiyonel kapasitesini ARTTIRIR.

Yaşam kalitesinin iyileştirilmesine katkı sağlar.

Kan basıncının (tansiyon) kontrole girmesine yardımcı olur.

Diyabet gelişim riskini AZALTIR.

Kardiyovasküler hastalık riskini AZALTIR.

Depresyon ve anksiyete semptomlarını AZALTIR.

Diyalizin sağladığı olumlu etkileri ARTTIRIR.

Egzersiz tedavisine başlarken nelere dikkat edilmeli?

Kan basıncı kontrolü sağlanmış olmalıdır.

Enfeksiyon olmamalıdır.

Diyabet varsa glukoz kontrolü sağlanmış olmalıdır.

Kronik Böbrek Yetmezliği Hastalarında rehabilitasyon programı;

Diyaliz uygulanmayan günlerde gözlem altında yapılan program,

Diyaliz ünitesinde hemodiyalizin ilk saatlerinde yapılan rehabilitasyon programı,

Ev egzersiz programı olmak üzere üç şekilde uygulanabilmektedir.Kronik böbrek yetmezliği olan ve diyalize devam etmekte olan kişiler devamlılık sağlayan ve büyük kas gruplarını (bacak, sırt gibi) çalıştıran aerobik egzersizleri tercih etmelidir. En ideal aktiviteler: Yürüyüş, yüzme, bisiklet.

Haftada 3-4 kez, ortalama 30-45 dakikalık egzersiz programı uygulanmalı. Diyaliz olgularında 5-10 dakikalık seanslar ile başlanmalı ve yavaş yavaş 30-45 dakikaya ulaşılmalıdır.Genelde orta şiddetli egzersizler uygulanır. Yani maksimal kalp hızının %50-60’ı uygun değerler aralığında kabul edilir.

Esnekliği arttırıcı egzersizler

Kalp-dolaşım sistemlerine yönelik egzersizler

Kuvvetlendirme egzersizleri

Egzersize farklı bir bakış açısı katacak olursak, yapılan son araştırmalar Tai-Chi egzersizleri kronik böbrek yetmezliği olan kişilerde stres, depresyon ve anksiyeteyi azaltarak fiziksel fonksiyonlarda ve yaşam kalitesinde bir artış olduğunu göstermiştir.

Kronik böbrek yetmezliği hastalığı olan ve aynı zamanda hipertansiyon bulgusu olan hastaların, uzun süreli düşük yoğunluklu egzersiz yaptıklarında hipertansiyon ilaçlarının yan etkilerinin daha az görüldüğü ve böbrek fonksiyonlarındaki iç dengenin daha hızlı sağlandığı görülmüştür.

Egzersiz Eğitimine Ne Zaman Ara Verilmelidir?

Düşük yoğunluklu egzersiz sırasında dahi normalden fazla bir yorgunluk hissediliyorsa

Normalden farklı nefes darlığı

Göğüste ağrı veya baskı hissi

Mide bulantısı

Kalp ritimlerinde düzensizlik

Bacaklarda kramp

Egzersiz boyunca baş dönmesi veya sersemlik

Normalden farklı kas ve eklem ağrıları

Hangi Durumlarda Egzersiz Yapılmamalıdır?

Vücut ısısı 38,3 0C’nin üzerinde ise,

Diyalizlerin uygulandığı saatlerde bir değişiklik olursa,

İlaç tedavisinde bir değişiklik yapılırsa,

Egzersizle ağrı şikayeti olduğu durumlarda lütfen egzersize ara verin.

Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki çevrim içi sohbet butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

 

 

Yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir
WhatsApp chat