Halk arasında golfçü dirseği olarak bilinen medial epikondilit, el bileğini içeriye doğru büken kas grubunun kemiğe yapışma yeri olan medial epikondilde meydana gelen bir patolojidir. Bu durum kas grubunun tekrarlı şekilde kullanılmasına bağlı meydana gelebilir. Tekrarlı ve zorlayıcı hareketler sonrasında kasların yapışma yerlerinde ödem ve mikro yırtıklar oluşur. Bu durum ağrılı olabilmektedir ve ağrı genellikle dirseğin iç tarafında ortaya çıkar, el bileği içeri doğru büküldüğünde artar hatta el bileğine doğru (ön kol) yayılabilir. Golfçü dirseği denmesinin sebebi golfçülerde oldukça sık karşılaşılan bir durum olmasıdır ama tabi el bileğini sık kullanan herkeste görülebilir. Sürekli ev işi yapan ev hanımlarında, bilgisayar başı çalışanlarda, örgü gibi eli sürekli kullanan kişilerde de sık görülür. 20-50 yaş arası erkeklerde kadınlara göre daha fazla karşılaşılır.

Parmaklarımızı kapatmamıza ve el bileğimizi avcumuz yüzümüze bakacak şekilde kendimize çekmemizi sağlayan kaslarımız dirseğimizin iç kısmındaki kemik çıkıntısına tutunur. Bu kasları aşırı kullandığımızda veya başka bir patoloji olduğu zaman bu kasların tendonlarının çevresinde sıvı birikimi olur, ardından küçük yırtılmalar ve ileride daha ciddi bozulmalar meydana gelebilir. Bu durumlar ciddi bir ağrı hissetmemizle sonuçlanır ve yaşam kalitemizi etkiler.

En sık görülen belirti dirseğin iç kısmında beliren ağrıdır. Bu ağrı genellikle bir aktivite esnasında ya da sonrasında ortaya çıkar ve kişiyi huzursuz edecek şiddettedir. Bu aktivitelere örnek olarak el bileğini içe doğru büktüğümüz durumlar ya da dışarı doğru bükülmeye karşı koyduğumuz pozisyonlar verilebilir. İlerleyen zamanlarda ağrı ön kol dediğimiz dirsekle el bileği arasındaki bölgeye doğru yayılabilir.

El ve el bileğindeki kaslarda da zayıflamalar görülecektir. Hissedilen ağrıyla eş olarak kavrama kuvvetinde azalma meydana gelecektir. Ağrının varlığı sebebiyle vücut kendini korumaya alır ve daha az kullanmaya başladığımız kaslarımızda bu tür zayıflıklar meydana gelebilir.

Parmaklarımızda bilhassa küçük parmağımızda uyuşma, karıncalanma tarzı hisler duyulabilir. Buna bağlı olarak dokunma hissimizde de azalmalar olabilir.

Bu patoloji genellikle dominant yani en sık kullandığımız taraftaki kolumuzu etkileyecektir. Ağrı özellikle kapı açarken, eşya toplarken, tokalaşırken, bir cismi kendinize doğru çekerken ortaya çıkmaktadır.

Yukarıda sıraladığımız belirtilerden şüpheleniyorsanız derhal ortopedi uzmanına ya da fizyoterapistinize danışmanızı tavsiye ederiz. Öncelikle tıbbi geçmişiniz hakkında bilgi vermelisiniz. Ardından fiziksel muayene yapılacaktır. Ağrınızı test etmek ve şiddetine karar vermek adına incinen/hassasiyet olan bölgeye basınç uygulanabilir. Ya da gerilme oluşturacak birkaç hareket yaptırılabilir. Ek olarak ağrının sebebinin kırık ya da artrit gibi bir durumdan kaynaklanmadığından emin olmak amacıyla röntgen çekilmesi gerekebilir. Sık olmasa da zaman zaman manyetik rezonanas (MR) görüntüleme yöntemine başvurulabilir. Hekiminiz sizden kan testi de isteyebilir. Bu testin yapılmasının amacı eklemde bir iltihaplanma olup olmadığını görmektir. Bütün bunların sonucuna göre teşhis koyulmaktadır.

KONSERVATİF TEDAVİ

Bu tip yaralanmalarda ilk olarak konservatif tedavi yöntemleri denenmelidir. Örneğin ilk olarak hastaya istirahat verilir. İstirahatten kasıt ağrının olduğu kolu asla kullanmamak, yok saymak anlamına gelmemektedir. Ağrının var olduğu süreçte ağır eşya taşınmamalı, tekrarlayıcı ve zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır. Asıl amacımız tekrarlayan stresi azaltıp dokunun iyileşmesine olanak sağlamaktır.

Ayrıca bu hastalığa neden olan faktör her ne ise sorgulanmalı ve ortadan kaldırılmalıdır. Eğer bu mümkün değilse etkinliği olabildiğince azaltılmalıdır. Önce sebep ortadan kaldırılmalıdır ki iyileşme başlasın.

Bir sonraki aşamada ağrının olduğu kol eleve edilebilir (yani ağrılı dirsek, kalp hizasının üstünde kalacak şekilde yukarıda pozisyonlanmalı). En basit örnek uyurken kolunuzun altına destek amaçlı bir yastık koyabilirsiniz.

Soğuk kompres yapılabilir. Ağrının olduğu dönemlerde, ağrılı bölgeyi kaplayacak şekilde ve ıslak bir havluya sarılmış torba-paketlerle lokal olarak günde 3-5 kez 10’ar dakikayı geçmemek kaydıyla soğuk kompres yapılabilir.

Friksiyon masajı da tercih edilebilir. Bu masaj ağrılı hat boyunca, fizyoterapistin baş parmağını kullanarak ve dairesel hareketlerle basınç uyguladığı bir masaj çeşittir.

Şişmenin meydana gelmesini engellemek için dirseğe elastik bir bandaj sarılabilir. Bunun amacı kasın ağrılı hareketi yapmasını engellemektir. Masajın ve buz uygulaması dışındaki bütün zamanlarda takılabilir, gece yatarken çıkarılır.

Antienflamatuar (ibuprofen, asprin, naproxen gibi) ve analjezik (ağrı kesici) ilaçlar kullanılabilir. Hem ağrıyı azaltmaya yardımcı olur hem de iyileşmeyi hızlandırırlar. (Doktorunuzun reçetelendirmediği hiçbir ilacı kullanmayın.)

Bazı durumlarda ağrının olduğu dirseğin iç tarafında bulunan kemik yapısına (medial epikondil) kortizon enjeksiyonu yapılabilir. Kortizonun ya da fizik tedavinin çözüm olmadığı durumlarda cerrahi işlem gerekebilir.

Fizik tedavi de sık tercih edilen bir seçimdir. Fizyoterapist tarafından yapılan tedavide yukarıda saydıklarımızın (kortizon tedavisi hariç) hepsi uygulanabilir. Bunlara ek olarak egzersiz reçetesi oluşturulur. Eklem hareket açıklığı ve germe egzersizleri verilir. Akut ağrı azaldığında ise el bileği, ön kol ve omuz kaslarını güçlendirmeye yönelik bir egzersiz programı izlenir. Medial epikondilit diye adlandırdığımız bu hastalık, ömür boyu tekrar etme riski taşır. Bu riski en aza indirmek için doğru kası doğru şekilde kuvvetlendirmek gerekir

Bu tip eklem hastalıklarından korunmanın en önemli yolu egzersizdir. Doğru şiddette doğru şekilde yapılan egzersizin hiçbir zararı yoktur, tersine ciddi yararları vardır. Egzersiz, vücudumuzun yapıtaşı olan proteinin üretilmesini uyarır ve var olanı korumaya yardımcı olur. Egzersiz sayesinde vücudumuzdaki kollajen miktarı artmaya başlar. Kollajen artışı iyileşmenin habercisidir diyebiliriz.

Tek çeşit egzersizden ziyade bileşik yani birkaç farklı tipi barındıran egzersizleri tercih edin.

Vücudunuzu dinleyin. Vücudunuz size ne zaman egzersizin şiddetini azaltmanız gerektiğini ya da ağrınız olduğunu yani durmanız gerektiğini söyleyecektir. Ağrılı durumda egzersizi bırakıp bir uzmana danışınız.

Uzun süre aynı egzersizi yapmaktan kaçının. Değişiklik vücudunuza iyi gelecektir.

Sizi zorlayacak, eklemlerinizi ve kaslarınızı üzecek egzersizlerden uzak durun.

Ve en önemlisi egzersizlerinizi fizyoterapistinizin verdiği şekilde, verdiği yoğunlukta ve miktarda uygulayın. Yanlış egzersiz emeklerinizin karşılığını almanızı engelleyebilir.

Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki çevrim içi sohbet butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Yorumlar

avatar
  Abone Ol  
Bildir
WhatsApp chat