Omuzun başta yana ve yukarı hareketini sağlayan kaslar olmak üzere çeşitli kas gruplarının farklı nedenlere bağlı olarak omuz eklemini oluşturan yapılar altında sıkışmasına impingiment sendromu adı verilir. Omuz sıkışma sendromunun başlıca iki temel sebebi vardır. Bunlar interensek (içsel kaynaklı) ve ekstrensek (dışsal kaynaklı) nedenlerdir. İçsel kaynaklı olarak sayabileceğimiz nedenler; omuzun kendi anatomik yapısından kaynaklanan problemlerdir. Omuz bölgesini oluşturan yapılarla ilgili durumlar, bölgenin kanlanmasında meydan gelen değişiklikler, özellikle yaşla birlikte ortaya çıkan yıpranma (dejenerasyon) gibi durumlar içsel kaynaklı olarak sayılabilir.

Bunların dışında kalan problemler ise dışsal kaynaklı problemler olarak adlandırılır. Hastanın uygun olmayan vücut pozisyonu (postürü), kasların yeteri kadar kuvvetli olmaması, kaslarda meydana gelen yorgunluklar, kas yapıları arasında kuvvet dengesinin doğru olmaması, hastanın mesleği ya da gün içindeki aktiviteleri gibi durumlar sıkışma sendromuna yer hazırlayan başlıca faktörlerdir. Sıkışma sendromu için ilk risk grubu baş üstü aktivite yapan meslek grupları (boyacılık, cam silmek vb.) ve yine baş üstü aktivite içerikli spor dallarıyla uğraşan gruplardır.

Sıkışma sendromunun en önemli belirtileri; hastanın hareket esnasında hissettiği ağrıdır. Özellikle kolunu yana ve yukarı kaldırma sırasında belirli bir noktadan sonra hasta omzunun ön ve yan bölgesinde hissettiği ciddi bir ağrıdan yakınır. Bunun yanı sıra gece ağrıyan omuz üzerine yatıldığında uykudan uyanma veya ağrı nedeniyle omuz üzerine yatamama gibi şikayetler hastalık sürecinde ortaya çıkar. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde gün içinde saçını tarama, sırtına doğru uzanamama gibi hareketler de kısıtlılıklar görülür.

İMPİNGİMENT SENDROMU(OMUZ SIKIŞMASI) TEDAVİSİ

İmpingiment sendromu, hastanın şikayetleri, omuz için yapılan özel testler ve görüntüleme yöntemleri ile tanı aldıktan sonra çeşitli medikal (ilaç) ve fizik tedavi yöntemleri ile tedavi edilir. Bu dönemde kullanılan ilaçlar daha çok tedavinin erken dönemlerinde hastanın ağrısını azaltmak amacıyla kullanılır. Fizik tedavi süreci ise mümkünse tanı konduktan hemen sonra, gecikmeden başlamalıdır. Fizik tedavinin amacı ilk olarak hastanın ağrısını ve ağrıya bağlı hareket kısıtlılığını azaltmaktır. Hastanın ağrısı kısmen hafifledikten sonra yavaş yavaş normal eklem hareketleri düzenlenmeye başlanır. Terapist ilk olarak pasif sonrasında hastanın aktif katılımı olacak şekilde egzersiz programlarına geçer. Germe ve özellikle kuvvet dengesizliğini azaltmak ve hastanın duruşunu düzeltmek amacıyla kuvvetlendirme egzersizlerine geçer. Hastaya ev programı düzenlenerek tedaviye aktif katılımı sağlanır. Hasta özellikle tedavi süreci içinde omuzda ağrıyı tekrar ortaya çıkaracak veya ağrıyı artıracak hareketlerden belirli bir süre uzak durmalıdır.

“Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki konuşma butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.”

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir