Patella, ana görevi ayaktan gelen ve yukarı doğru iletilen kuvvetin yönünü değiştirmek olan, bir kemik yapıdır. Patellofemoral eklem, diz ve uyluk kemiği ile bunlara ek bazı kas ve yapılardan meydana gelen bir eklemdir. Patellofemoral ağrı sendromu ise genel olarak bu destekleyici yapı ve kaslarda meydana gelen fiziksel ve biyomekanik değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan patella çevresinde ve önünde duyulan ağrı ile karakterize bir sendromdur. Bu nedenle ‘ön diz ağrısı’ şeklinde de sıklıkla kendinden söz ettirmektedir. Patellofemoral ağrı sendromu klinikte en çok karşılaşılan diz problemlerinden biri olup tüm iskelet kas sistemi şikayetlerinin yaklaşık %10-40’ını oluşturmaktadır.

Her yaş grubunda görülmekle birlikte genellikle genç, hareketli çoğunlukla sporcu bireyler arasında daha sık görülen ve günlük yaşam aktivitelerini olumsuz yönde etkileyerek fonksiyonel yetersizliğe yol açan, önemli ölçüde iş gücü kaybına neden olan semptomlar bütünüdür. Özellikle sporcu kadınlarda görülme olasılığı erkeklere oranla daha fazladır. Kadınlarda daha çok görülmesinin nedeni ise kadınların vücutlarındaki yapısal bazı farklılıklar, bacak bacak üzerine atarak oturma sıklıkları, yüksek topuklu ayakkabı giyme alışkanlıkları gibi sosyal hayat, anatomik yapı ve birtakım alışkanlıklardır.

Patellofemoral ağrı sendromu temelde patella femoral ekleme biyomekanik bozukluklar, kassal dengesizlik, aşırı ve yanlış kullanıma bağlı olarak binen yüklerin artması ile ağrı oluşmasıdır. Nedenleri arasında ise; alt bedendeki bozukluklar, birtakım travmalar ayaktaki düz tabanlık gibi ayak kavisinde artma veya azalmalar, tekrarlayıcı ve aşırı hareketler, uyluk ve kalça kaslarındaki açısal dengesizlikler, diz kitlemede ve dizi düzeltmedeki sorunlar, yaralanmalar, cerrahi işlemler,uzun süren hareketsizlik, genetik yatkınlıklar,yanlış antrenman programları, kaslardaki kuvvetsizlikler,kısalıklar ve esneklik kayıpları olarak sayılabilir.

Ayrıca bu ekleme, yürüme sırasında vücut ağırlığının yarısı kadar, çömelme esnasında vücut ağırlığının yaklaşık 6-7 katı kadar, merdiven çıkma sırasında vücut ağırlığının 2.5 katı kadar, zıplama sırasında ise vücut ağırlığının yaklaşık 20 katı kadar yük binmektedir. Bundan dolayı diz ve çevresine fazla yük binmesine neden olan aktivitlerde sendromun oluşmasında önemli bir yere sahiptir.

Hastalardan gelen şikayetler arasında en yaygın olan öncelikli olarak ağrıdır. Ağrı ; özellikle yokuş inmelerde  ve tempolu koşma sırasında diz kapağı ve çevresinde görülen ya da hareketsiz geçen uzun bir süre ardından hareketlilikle artma eğiliminde olan (tiyatro-sinema belirtisi) ve çoğunlukla dizin ön tarafında olup batıcı, künt tarzda olan ağrı olarak tanımlanmaktadır.

Diz çöktükten sonra dikleşme hareketinde dizlerden ses gelmesi, boşalma ve kilitlenmelerin yaşanmaları, zaman zaman görülen tutukluluklar ve şişlikler de yaygın şikayetler arasındadır. Bütün bu semptomlar dizin bükülü kalma durumları ile beraber artmaktadır.

Patellofemoral ağrı sendromu gözardı edildiği takdirde devamlı bir hal alıp hastanın günlük yaşam aktivitelerini engelleyerek sosyal yaşamını kısıtlayabilir. Bundan dolayı teşhis ve tedavisi çok önemlidir. Teşhis sırasında öncelikle hastaların öyküsü dinlenir. Ardından fizik muayeneye geçilir. Diz eklemi ve çevresinde benzer semptomlardan oluşan bir çok problem bulunmaktadır, ayırıcı tanı iyi yapılmalıdır. Fizik muayene sonucu uzman gerekli görürse röntgen de isteyebilir.

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon

Patellofemoral ağrı sendromunun tedavisinde farklı birçok yöntem kullanılmaktadır. Tedavi uygulamalarının amacı dizde yeterli kuvvet, esneklik ve dayanıklılığı sağlamak, ağrısız ve normal hareket sınırlarına ulaşmak, kişinin günlük aktivitelerine daha sonra da spor aktivitelerine dönüşünü sağlamaktır.

Tanı konulduktan sonra, ilk olarak koruyucu tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Bu koruyucu tedavide aktivite kısıtlamaları, yürüme mesafelerini kısaltma ve ekleme fazla yük bindiren durumların tespit edilip modifiye edilmesi gerekmektedir..Bunun dışında hareket sırasında diz kapağının istenmeyen hareketlerini önlemek için yardımcı cihazlar ve bantlama yöntemleri de kullanılabilir.

Hastalara hastalıklarının ilk dönemlerinde uzmanlar, inflamasyonları azaltıcı bazı ilaçlar, ortez, dizlik kullanımı ve uygun ayakkabı seçimleri gibi önerilerde bulunulabilir.

Patellofemoral ağrı sendromunda ağrıyı ve inflamasyonları gidermek, diz bölgesine ve çevresine binen yükleri azaltmak anahtar rolü üstlenmektedir. Bu süreçte yumuşak dokulardaki kısalık, esneklik ve kuvvet kayıpları üzerinde durulmalıdır.Tedavi programında bazı fizyoterapi modalitelerinden de yararlanılmaktadır. Soğuk uygulamalar, çeşitli elektrik akımları, US gibi modaliteler buna örnek olarak verilebilir.İleri dönemlerde özellikle dizi çevreleyen, hareketine yardımcı olan kaslara yönelik kademeli kuvvetlendirme ve germe egzersizleri, kuvvetlendirici elektrik akımları, terapatik masaj teknikleri, manuel terapi teknikleri, diz kapağının bazı hareketlerini sınırlandırarak düzgünlük sağlamak amacıyla yapılan bantlama teknikleri gibi yöntemler de fizyoterapistler tarafından rehabilitasyonda kullanılabilen  tedavilerden bazılarıdır.

Tedaviye zamanla azalan veya kaybedilen duyuların dönüşü için duyu çalışmaları da eklenerek tam bir program oluşturulmalıdır. Özellikle propriyoseptif(pozisyonu ve hareketlerimizi kontrol eden duyumuz) duyunun azaldığı bireylerde, propriyoseptif eğitime ,hastalığın ilk dönemlerinden başlayarak iyileşme dönemi dahil bütün dönemleri içerecek şekilde tedavi programında yer verilmelidir.

Bu tedavi yöntemlerinin hiçbirinden bir yarar göremeyen hastalarda en son cerrahi yönteme başvurulmaktadır. Bu sendromun cerrahi tedavisinde lateral retinaküler gevşetme, tibial osteotomi, artroskopi gibi çeşitli cerrahi yöntemler kullanılmaktadır.

Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki çevrim içi sohbet butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Yorumlar

avatar
  Abone Ol  
Bildir
WhatsApp chat