Spina bifida omurganın doğuştan açık veya ayrık olmasıdır.

Omurga anne karnında nöral tüp denilen bir yapıda gelişir ve hamileliğin 28.gününde kapanarak omuriliğin gelişmesi için bir tüp halini alır.Omurilik bu yapı içinde gelişerek omurga kanalı boyunca uzanan sinir demetini oluşturur. Bu sinirler vücudumuzun bütün motor(hareket yeteneğini)ve duyu (his) faaliyetlerini yerine getirir.Eğer anne karnında bu kapanma tamamlanamazsa omurilik gelişemez ve bebek spina bifidalı (ayrık omurga) olarak dünyaya gelir.Bebek sırtında bir açıklıkla doğar ve sinirler işlevini yapamaz.Buna bağlı olarak değişik seviyelerde felçler (hareket-hissetme kaybı veya azalması) gözlemlenir.

Bu hareket ve his kaybı sırttaki açıklığın bulunduğu bölgeye ve spina bifidanın çeşidine göre değişkenlik gösterir.Bazı kişilerde yalnızca bir veya birkaç omurun etkilenmesiyle oluşan spina bifidanın en hafif çeşidi gözlemlenebilir.(spina bifida occulta)Bu kişiler genellikle bu durumun farkında olmayıp herhangi bir rahatsızlık hissetmezler.Bazen de bacaklarda kuvvetsizlik,yorgunluk şikayetiyle gelebilirler.Genellikle etkilenen bölgede kıllanmada artış ile farkına varılır.Spina bifidanın bir diğer çeşidi olarak meningomyelosel ise ;toplumda en sık karşılaştığımız,düzenli tedavi ve rehabilitasyon gerektiren en ağır seyreden spina bifida formudur.Bebek açık omurgayla doğmuştur ve sinir kökleri etkilenmiştir.Bu sebeple bu açıklık ne kadar baş kısmına yakınsa o kadar çok sayıda sinir hasar görmüş ve daha ağır bir felç durumu gerçekleşmiş demektir.Açıklık aşağı seviyelere indikçe etkilenen sinir sayısı azalacağından hastada hareket ve his faaliyeti de bu orantıda daha fazla olacaktır.

Spina bifidalı hastalar bu hareket ve duyu problemlerinin yanı sıra % 85 oranında beyinde beyin-omurilik sıvısı birikimi(hidrosefali)buna bağlı olarak beyinde gelişimsel bozukluklar ile karşılaşabilirler.Erken dönemde bu sıvı artışına bağlı olarak gelişen yüksek basınç önlenirse beynin hasar görmesi de engellenmiş olur.Ayrıca dışkı ve idrar yapmada güçlük,diğer organ bozuklukları ve çeşitli ortopedik problemler gibi diğer etkenlerden bazılarıyla da yüzleşmek zorunda kalabilirler.

Bu hastalığın nedeni kesin bilinmemekle beraber vitamin B grubundan folik asid eksikliğinin önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir.Annede yeterince folik asid yoksa ve takviye yapılmamışsa bebeğin omurilik tüpü kapanmayabilir.Folik asid dışında bazı vitamin,minerallerin ve kalıtımsal bazı nedenlerin de spina bifidaya neden olabileceği göz ardı edilmemelidir.
Spina bifida gebeliğin çok erken dönemlerinde anne henüz gebeliğin farkında değilken meydana gelmektedir ve hamileliğin 2.ayından itibaren ultrason ile spina bifida varlığı tespit edilmektedir.Bu sebeple anne adaylarının özellikle daha önce spina bifidalı çocuk dünyaya getirmiş kişilerin doktorun vericeği vitaminlere hamilelik öncesinde dikkat etmesi gerekmektedir.Böylece spina bifida oluşma olasılığını azaltmış olucaklardır.

Spina bifidalı doğan bebek gerekli cerrahi müdahaleler tamamlandıktan ve enfeksiyon riski ortadan kalktıktan sonra en kısa sürede fizik tedavi ve rahabilitasyon sürecine başlatılmalıdır.Fizyoterapist erken dönemde bebeği pozisyonlama ve ilgili egzersizleri aileye de gösterir.İlerleyen aylarda çocuğun gereksinimine göre ezgzersizlerle maksimum fonksiyon kaabiliyetine ulaştırmak için çalışılır.Bu süreçte kasları kuvvetendirmenin yanında; sinirler tarafından uyarılmayan kasların oluşturabileceği eklem kısıtlıklıklarını,duruş bozukluklarını engellemek varsa en aza indirgemek çocuğun yaşam kalitesini artırmak için fizyoterapist farklı yardımcı cihaz önerilerinde de bulunabilir.

“Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki çevrim içi sohbet butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.”

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir